Murat Kaymak

Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam90
Toplam Ziyaret393180

Heidegger ve Filozof Olmak

İsmail H. DEMİRDÖVEN

Kitapta Heidegger, Aristoteles'in Metafizik'inden yola çıkarak güç, yeti, olanak ve beceri gibi kavramları eşeliyor.

Heidegger'le ilgili olarak, ciddi biçimde felsefeyle uğraşmayanların (belki de uğraşanların bile) akıllarında kalanlardan biri, onun Nazilere olan yakınlığı. Kendilerini Faşizme yakın görmeyenlerce ve özellikle de felsefede gerçekten de zor metinleri okumak zahmetine katlanamayanlarca; tilkinin ulaşamadığı üzümlere 'zaten koruktular'' demesi gibi '' canım zaten faşistin teki'' yargısı, onun bütün felsefesine atfedilir.

Neyse ki filozofları sadece yaptıkları işlerle ve onların metinlerini önlerine alarak anlamaya, eleştirilerini böyle bir bağlamda yapmaya çalışanlar ve bir felsefî söylem kurmanın yolunun ancak başka filozoflarla bu biçimde bir 'hesaplaşma'dan geçebileceğini bilenler de az değil.

Heidegger bunlardan birisi. Onun hesaplaşmasına temel olan ve ciltler tutan metinlerin büyük bir kısmı Vittorio Klostermann tarafından 'Gesamtausgabe' (Bütün Eserleri) genel başlığı altında yayımlandı. Türkçe'ye çevrilen ve bu yazıya konu olan metin bu dizinin 33. cildi.

Bizde ve Batı'da, Metafizik adıyla bilinen, Aristoteles'in bu metninin asıl adı 'Prote philosophia.' (İlk Felsefe). Bu metne Metafizik adının; zamandizinsel olarak Aristoteles'in 'Fizikten sonra gelen' metni olduğu için verildiği düşünülebileceği gibi metnin içeriğinde yer alan kavramların ve bu kavramlar arasında kurulan ilişkilerin niteliğinin, bütünüyle fizik dünyanın 'ötesinde' yoğun zihinsel ve düşünsel bağlantıları gerektirmesi göz önünde bulundurularak da verilmiş olabileceği düşünülebilir. Ancak bilinmesi gereken nokta buradaki Metafizik adının pozitivistlerce kendisine olumsuz bir değer yüklenen metafizik olmadığı.

Heidegger kendi kitabında, bu oylumlu ve ilk bakışta oldukça güç anlaşılır metnin, ' başlıklı IX. Bölümü'nün içindeki ilk üç alt bölümünde yer alan ve varoluşu imleyen'dynamis' (olanak, yeti halinde varoluş) ve 'energeia' (etkin olarak varoluş) kavramlarını 'Güç - Kraft' kavramı açısından değerlendirir. Böylece Heidegger'in okuması, onun felsefe yapma sürecinde, kendi varlık görüşünün hazırlayıcısı olarak özgün bir yorum özelliği de kazanmış olmaktadır denebilir. Heidegger'in bu metni, 1931 yılı bahar döneminde Freiburg Üniversitesinde 'Klasik Felsefe Yorumları' başlığı altında verdiği derslerden birisini oluşturur.

Türkçe'ye de çevrilmiş olan Metafizik, başlıkları Yunan alfabesinin büyük harfleriyle ya da Romen rakamlarıyla gösterilen 14 bölüme ('kitaba') ayrılmış bir çeşit sözlük. Bu öyle bir sözlüktür ki bu sözlükte yer alan kavramlar felsefe yapmak için kendilerine dayanılacak olan, hareket noktaları niteliğindeki (örneğin nicelik, nitelik, töz, göreli vb.) temel kavramlardır. Bu kavramların geniş bir perspektif ve kimi zaman yorumların ve eleştirilerin ışığında felsefece tanımları yapılır. İşte böylece felsefenin bir bilgi alanı olarak temelleri atılır, aynı zamanda da yüzyıllarca sürecek bir felsefe yapma tarzına hareket noktası oluşturulur.

Aristoteles, felsefenin klasik üç alanından (diğerleri bilgi felsefesi ve etik) birisi olan varlık felsefesinin (ontolojinin) kurucusu sayılabilir. Dolayısıyla 'metafizik'te, diğer kavramların yanında 'varlık', 'varolan', 'varolmak' kavramlarının açımlanması sürekli olarak ön planda. Öyle ki diğer kavramlar adeta Varlık kavramları için ele alınmıştır denebilir. Çünkü bütün bu çabalar 'varolanı varolan olarak' anlamak için. Bunun için de ilk koşul kuşkusuz ki söz konusu kavramların kendilerini, yani onların birer varolan olarak neliklerini (mâhiyetlerini) belirlemektir. Böylece Aristoteles'in, yukarıda belirtildiği gibi bir bilgi alanı olarak sadece felsefenin değil, aynı zamanda 'Modern Bilim'in de yolunu açmış olduğu söylenebilir.

Aristoteles'te varolmak demek, varlık tarzlarıyla (modaliteleriyle) doğrudan ilgilidir. Başka bir deyişle varolan (bir şey) şu üç tarzda varolur: Olanak olarak (dynamei), etkin olarak (energeia) ve amacını kendi içinde taşıyarak, kavramsal olarak (entelegkheia). İşte Heidegger, bu kitapta, Aristoteles'in ortaya koyduğu bu varlık tarzlarından, olanak olarak varolma (dynamei) ile etkin olarak varolmayı (energeia) birbirleriyle ilgisinde köklü bir irdelemeye ve anlamaya tabi tutar.

Felsefe metinleri söz konusu olduğunda, bu metinler şayet, okunup anlaşılmaları açısından zor okunup anlaşılan, zor okunup anlaşılmayan, kolay okunup anlaşılan ve kolay okunup anlaşılmayan biçiminde bir sınıflandırılmaya tabi tutulursa Aristoteles'in MetafizikIinin ''' başlığını taşıyan bir kısım bölümünün Heidegger tarafından incelemesi olan ve Türkçeye çevrilen bu oylumlu metnin, okur 'iyi' bir felsefe okuru olsa bile ilk elde 'zor okunup anlaşılmayan' sınıflamasına girdiği söylenebilir.

Bunun önemli nedenlerinden biri, klasik dilleri çok iyi bilen Heidegger'in, metinde yer alan eski Yunanca sözcüklerin, (her ne kadar kitabın arkasına küçük birer klasik Yunanca-Türkçe ve Almanca-Türkçe sözlük konmuş olsa da) çeviride çoğu zaman olduğu gibi bırakılması. Aynı zorluk, profesyonel felsefeciler ve 'ciddi' felsefe araştırıcıları için doğal olarak söz konusu olmayabilir.

Ancak bu çevirinin bize dolaylı olarak gösterdiği şeyi, kitabın başındaki 'çevirenin notu'nda oldukça düşündürücü olarak buluyoruz: 'Bu inceleme bir felsefe tarihi metninin nasıl ele alınabileceğini gösteriyor. Burada kimilerinin savunduğu gibi Aristoteles'i, Heiegger'den 'doğru' olarak anlayamazsınız belki ama felsefe yapma olanağının ön koşullarını, felsefe etkinliğinin nasıllığını, felsefenin ne olduğunu 'örneğiyle' görebilirsiniz. Hele hele özgün dilinden okunmadan bir düşünürün 'ele alınamayacağını öğrenebilirsiniz. Heidegger'in bu 'dersi' günümüzde ortalıkta dolaşan pek çok 'filozof' için özellikle yararlı...'

Aristoteles Metafizik ' 1-3: Gücün Neliği ve Gerçekliği/ Martin Heidegger/ Çeviren: Saffet Babür/ BilgeSu Yayınları/ 238 s.


Yorumlar - Yorum Yaz


Hava Durumu
Anlık
Yarın
33° 35° 20°
Saat