Murat Kaymak

Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam92
Toplam Ziyaret393182

Araplar Ne İstiyorlar?

 

DOĞAN KUBAN

Batılı toplumlar Rönesans’ı, Fransız aydınlanmasını, sanayi devrimini yaratmış oldukları için sanat ve edebiyat, felsefe ve bilimin Batı kökenli gelişmesine inanıyorlar. Kendilerini uygarlığın temsilcisi olarak görüyorlar. Bugün için haksız sayılmazlar. 15. yüzyıldan bu yana kitap basıyorlar. Biz Çanakkale’nin nerede olduğunu bilmeyen ortaokul öğrencileri ve Libya’nın nerede olduğunu bilmeyen adamlarla hangi uygarlığın temsilcisiyiz?

 

 

Pek çok Amerikalı da Türkiye’nin nerede olduğunu bilmez, diyebilirsiniz. Fakat gelişmiş ülke cahilliği ile gelişmemiş ülke cahilliği toplumsal olarak karşılaştırılacak şeyler değildir. Kendimizi aldatmayalım. Kültür düzeyi daha yukarıda olan toplumların ortak bilgi birikimi ve bunu temsil eden katmanlar toplum kültürünün birçok boşluğunu doldurabilir. Türkiye’de bu şans yok.

Ama İslam kültürü ile ortaklığı Arap petrol bayileri ile ortaklık anlamına indirgememek gerek.

Kırkiki yıldır iktidarda oturan, petrol ihracatçısı Albay Muammer Kaddafi zamanında siz Libya’da bilim, sanat, felsefe alanında bir şey üretildiğini işittiniz mi? Peki Mısır’da ne olmuş? General Mübarek zamanında Mısır toplumu uygar düşünceler mi üretmiş? Dünya Mısır’ı bir piramitleriyle biliyor, bir de İsrail yenilgisi ile. Peki Suudi Arabistan toplumu hangi entelektüel yaratıları ile tanınıyor?

Pakistan, Endonezya, Yemen, Arap yarımadasının petrol şeyhleri, Sudan, Fas, Cezayir, Tunus hatta atom bombası yapıp İsrail’i bombalayacağını söyleyen İran’ı dünya kamuoyu ne zaman işitiyor? Bu ülkelerin adını ya yurtdışında yaşayan vatandaşlarının başarıları, ya da kendilerine muhalif olanların başlarına gelen belalarla, demokrasi düşmanlığı, en sonda da ülkelerinin başına gelen doğal ve insani felaketleriyle anımsıyoruz. İran atom bombası yapacak ama, El Harezmi ya da İbn-i Sina’yı artık yetiştirmiyor. Acaba o dehaların genleri hangi cehalet çukurunda birikmiş?

 

YA TÜRKİYE?

Gene kendimize dönersek Türkiye’de ünlü yazar çok. Fakat vapurda, kahvede gazete okuyan kaç kişi var? Türkiye’de ağzını açtıkça fırtına bulutu gibi gürleyen hiddetli şiddetli yazarlarımız kaç okurları olduğunu düşünmeye başlasalar iyi olur.

Bereket televizyon gibi bir görsel düşünce pazarımız var. Düğmeye basıp ekran aydınlanınca halk kendinden geçiyor. Televizyon çağdaş cahilin süt annesi. Burada gösteri, safsata bol ve müşteriye uygun. Televizyon ekranında reklam düzeyi üzerine çıkmaması gereken bir söylem üretiliyor. Buna politika da dahil. Bazı özel programlara katılanların hakkını yememek üzere bilim, felsefe, gerçek sanat da zaten aranmıyor.

C. ‘Rating’in düşmemesi için popülizm ve şaklabanlık başta gelmeli. Çağdaş kültürün bunun dışındaki boyutları ne olacak? Okullarda veremediğimiz eğitimi televizyonlardan beklemek fazla saflık olur. Halk uygarlığı mağazalarda satılan mallar gibi görmeye başladı.

Çağdaş kültür Batı’nın 5-6 yüzyıllık bilim ve sanat birikimidir. Bu birikimin doğasını anlamak için ağırlıklı olarak hangi konuların Batı’da tartışıldığını, ve içeriklerini bilmek gerek. Gerçi gazetelerde, televizyonlarda, politikacıların ağzında Batı kökenli kavramlar bayram şekeri gibi sunuluyor. Pazar günleri gazetelerde halkın anlamadığı bir entelektüel jargon patlaması bile var. Gerçi halk bu yazılardaki kavram ve sözcükleri de Libya’nın nerede olduğunu bildiği kadar biliyor.

Arap halkları demokrasi istiyorlarmış. Bu demokrasinin ne olduğunu bildiklerinden değil. Temelde ‘biz zorbalık istemiyoruz’ demek istiyorlar. Fakir, ezik toplumların burunları yere sürtülen koca gözlü aç insanlarının en çok gereksinme duydukları şey, insanca muameledir. Korkuyor bu zavallı insanlar. Kâhyadan korkan rençber, patrondan korkan işçi, hocadan korkan öğrenci, kabadayıdan korkan mahalleli, kocasından korkan kadın en çok zorbalık ve haksızlıktan şikâyet eder.

 

ZORBALIK DEĞİL İNSANLIK İSTİYORLAR

Fransız aydınlanma devrinde demokrasi kavramına karşı çıkan İngiliz Edmund Burke gibi muhafazakârlar, daha o zaman, demokrasinin bir cahil zorbalığı olacağı endişesi taşırlardı. Bugün pek çok ülkede Burke’nin düşüncelerine rahmet okutacak zorbalıklar var. Çağdaşlık denilen olgunun kendisi ile birlikte sunduğu kavramlar yumağı, çok farklı ipliklerden sarılır. Demokrasi sadece kitaplarda yazar. Batılı zengin toplumlar demokrasiyi sahneye oldukça iyi koyarlar. Fakat dünyanın çok yerinde demokrasi sadece bir pandomime indirgenmiştir.

Sayın okuyucular,

Türk toplumu, kendine özgü de olsa, Avrupalılığından, kuşku duymamalı! Bizim Avrupalılığımız coğrafi konumumuzdan, Avrupa’da 20. yüzyıla kadar Balkanlar’da kurduğumuz egemenlikten, toplumun etnik dokusundan, ve hepsinden çok öte, Kurtuluş Savaşı sayesinde sömürge olmamamızdan kaynaklanır.

Arapların seslerini yükselttikleri bu dönemde Türkiye’nin İslam dünyasındaki özel konumunun temellerini doğru değerlendirmek gerekir. Bu toplumun insanları aydınları hem Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı galibi olmanın hem sömürge olmamanın ve II. Dünya Savaşı’na katılmamanın deneyimi ile bugüne ulaştılar.

Türkiye’de halk belki hâlâ Libya’nın nerede olduğunu bilmiyor. Demokrasiyi sandığa oy atmak olarak görüyor. Ne var ki Türk halkının, İstanbul’un, İzmir’in, Edirne’nin, Bursa’nın, Ankara’nın, Amasya’nın bir tarihi birikimi var. Bu halkın kafasını bulandıran birçok etken, yalancı söylem de olsa, bu bilgi onu Libyalı ve Mısırlıdan daha farklı yapıyor.

Hiçbir şey halkın kendi gücü hakkında bilinçli olması kadar önemli olamaz. Ve toplumsal hastalıklarımız da halkın kendi bağışıklık sistemi ile iyileşir.

Bazı sabırsızlarımız halkın tepkilerini yetersiz buluyor. Fakat halkın bilinci yetersizse başka bir ilaç yoktur. Onun için kimileri sömürge olmayı neredeyse yeğleyen sözler söylüyorlar. Fakat bugüne gelen halk, ötesine de gidecektir.

Bazı sabırsızlarımız halkın tepkilerini yetersiz buluyor. Fakat halkın bilinci yetersizse başka bir ilaç yoktur. Onun için kimileri sömürge olmayı neredeyse yeğleyen sözler söylüyorlar. Fakat bugüne gelen halk, ötesine de gidecektir.


Yorumlar - Yorum Yaz


Hava Durumu
Anlık
Yarın
33° 35° 20°
Saat