Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam52
Toplam Ziyaret407181

Murat Kaymak

Var mı Bize Talip Olan!

Prof. Dr. İNCİ SAN

Y ıl 1965. 1964 Martı'nda Ankara Üniversitesi Senatosu'nun 463/2718 sayılı kararıyla kurulmuş olan Eğitim (Bilimleri) Fakültesi'nde hocam Suut Kemal Yetkin 'le Türk Sanatı ve Sanat Meseleleri derslerine giriyor, slaytları gösteriyor, bilinen asistanlık görevlerini yerine getiriyorum. Aslında kadrom, Hacettepe Tıp ve Sağlık Bilimleri Fakültesi'nde Sanat Tarihi Bölümü'nde o zamanlar... Eğitim Bilimleri Fakültesi'nin altı kurucu öğretim üyesinin hepsi de Avrupa görmüş (ABD değil); Fransa'yı, Almanya'yı yakından bilen kişiler. Hocam Sorbonne'da felsefe ve sanat tarihi üzerine doktora yapmış, Bedii Ziya Egemen Almanya'da öğrenim görmüş, kurucu dekanımız Hamide Topçuoğlu; Gıyasettin Ünsal, Mihri Mimioğlu, Bülent Nuri Esen öbür kurucu hocalar. Suut Kemal hoca, Cevat Memduh Altar 'ı da fakülteye getirmek istiyor. Hilmi Ziya Ülken zaten derslerine başlamış bile... İnsan bilimlerinden, kültür/sanat bilimlerinden doğa bilimlerine ve psikiyatriye değin geniş bir yelpazeden değerli profesörler... Fakülte aydın, kültürlü, bilgili Türk eğitimcileri yetiştirmeyi hedefliyor. Birinci amaç Türk milli eğitim politikasına yardımcı olmak, eğitim hizmetlerinin daha rasyonal bir biçimde görülmesine katkı sağlamak, öğretmen yetiştiren kurumlara öğretim elemanı yetiştirmek, çeşitli fakülte ve bölümlerden mezun olup öğretmen olacak üniversite öğrencilerine öğretmenlik formasyonu vermek!

Fakülte, bir iki yıl içinde oluşturulan üç bölüm ile iyiden iyiye geliştirildi ve bu yapı giderek değişti; kısmen yeni gereksinmelere göre kısmen de ülkenin çeşitli yerlerinden ve ülke dışından (özellikle ABD'den, çeşitli burslarla gidip hızlıca doktora yaparak) gelen uzman elemanların ortaya çıkmasıyla, onlar için yeni dersler, yeni konular, yeni konulara öğretim elemanları derken eski kürsüler bölüm oldu, bunlara ya yeni adlar bulundu ya da eskiler bölündü; gerekli de olan kimi bölümler -halk eğitimi, teknik eğitim, eğitim ekonomisi gibi- eklendi. Nedendir bilinmez (!), Güzel Sanatlar Eğitimi Kürsüsü bir süre kürsü olarak kaldı. YÖK öncesinde bölüm niteliği kazanmışken, YÖK'ten gelen bir yazıyla birdenbire yok oldu!.. Evet, ansızın ortadan kalktı. Suut Kemal hoca zaten kırgın bir biçimde fakültemizden ayrılmış, Hacettepe Üniversitesi'nde Fen ve Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü'ne tümüyle dönmüştü. Üç doçent olarak eski kürsünün elemanları bizler, çeşitli katlarda hakkımızı aradık; uğraşlarımız sonunda yeniden, ama bu kez bir anabilim dalı olarak kurulduk; bu arada aynı yazı ile fakültemizin öbür dokuz bölümü de üçe indirilmişti; bizim yeniden doğan anabilim dalımız bunlardan birine uygun görülüp yerleştirildi.

Tüm bu, bir yanıyla acı bir yanıyla gülünesi değişimlere karşın şu anda anabilim dalımız 33 yıllık bir geçmişe sahip. İki profesör, iki doçent, üç araştırma görevlisi ile bir bölüm kadar etkin çalışmakta. Nitelikleri açısından ülkemizdeki tek birim. Okulöncesi eğitimden yüksekeğitime ve yaygın eğitime dek her kademedeki sanat ve edebiyat eğitim ve öğretimini incelemekte, bu alanda tezler yaptırmakta. Ayrıca, lisans düzeyindeki çeşitli zorunlu ve seçimlik dersleriyle geleceğin eğitimcisi, eğitim-öğretim programcısı, yöneticisi, planlamacısı, özel eğitimcisi, halk eğitimcisi olacak, eğitimde psikolojik hizmetler ve rehberlik alanında çalışacak olan öğrencilere sanat-kültür-estetik-sanat tarihi-Türkçe bilinci vererek onların yukarıda sayılan görevlerinde bilgiyle ve akılcı çözümlemeler yaparak, gerektiğinde katılacakları karar mekanizmalarında bilişsel, bilgisel, duyuşsal alanlarda da, aydın ve ileri görüşlü, sanat ve kültür bilincine dayalı kararlar almalarına yönelik genel bir eğitim vermekte.

Sanat ve kültürümüzün sorunlarını, çeşitli sorunsallarını bilmeden, çözüm yolları hakkında bilgi sahibi olmadan çağdaş ve aydın eğitimci olunamayacağı, bu alanların eğitim ve öğretimdeki yerini anlamadan eğitime hizmet götürülemeyeceği açıktır. Nitekim daha fakülte kurulurken bu gerçekten hareket edilmişti. Alanımız 1986'da bir doçentlik bilim alanı olarak kabul de edilmişti.

Anabilim dalımız yaptırdığı yüksek lisans ve doktora tezlerinde, sanat ve edebiyat eğitiminde yöntemler, çeşitli örgün eğitim basamaklarında sanatlar eğitiminin durumu, eğitsel, yöntemsel sorunlar ve çözümleri; yaratıcı dramanın okullardaki gerekliliği, boyutları, uygulamaları; halk eğitiminde tiyatronun, edebiyatın, plastik sanatların ve müziğin yeri ve gerekliliği; sanatlar eğitimi içinde müzik eğitimi ve sorunları. Köy Enstitüleri'nde ve Halkevleri'nde sanatlar eğitimi gibi araştırma ve incelemelerle program modelleri ve öneriler geliştirmiştir. Bugüne değin 75'i aşkın yüksek lisans tezi ve 15'i aşan doktora tezi hazırlanmış olup 25 kadar tez çalışması da sürmektedir.

Anabilim dalımızdaki meslektaşlarım da benzer inceleme ve araştırmalar yapmış olup, sonuçlarını çeşitli bilimsel toplantı, sempozyum ve kongrelerde, yurtiçinde ve yurtdışında sundular. Kamusal ve özel pek çok kurum ve kuruluşta, sanatlar eğitimi, Türkçenin ve edebiyatın çağdaş eğitim-öğretim biçimleri ve kuramları ile yaratıcı drama konularında, çağrı üzerine, konferanslar, seminerler, sempozyumlar gerçekleştirdik. Kısaca yalnız bilimsel çevrelere değil halka da açıldık, çeşitli demokratik kitle örgütleriyle de çalışmalarımız oldu ve bazıları sürmektedir.

Bu kapasitede çalışan anabilim dalımız başlıca, güzel sanatlar alanının plastik, fonetik ve dramatik dallarına yönelen 'Sanatlar Eğitimbilimi' bilim dalı ile 'Edebiyata ve Dil Eğitim ve Öğretimi' bilim dalından oluşmuştur. 1985'ten bu yana bu iki bilim dalına, 'Eğitimde Yaratıcı Drama - Tiyatro Eğitim Bilimi' bilim dalı katılmıştır. Anabilim dalımızın verdiği eğitim, yaptığı araştırmalar ve dolayısıyla onun varlığı, eğitim bilimlerinin önemli bir parçasıdır. Programını sürdürmesi, geniş kapsamlı ve çağcıl bir eğitim anlayışını güçlendirmek adına, önem taşımaktadır.

Acı sona doğru...

Şimdi 'hazin son 'a yaklaşıyoruz... YÖK'ün 6 Kasım 1997 gün ve 534-22449 sayılı yazısı ile fakültemize dayatılmış bulunan yeni yapı, yani mevcut bölümlerin tüm anabilim dallarıyla birlikte yok edilmesi ve yerlerine dört bölüm açılması ile -ki bu, tüm fakülte adına acı bir dayatmadır- şu dört bölüm söz konusu olmaktadır: İlköğretim-Özel Eğitim-Eğitim Bilimleri- Bilgisayar ve Öğretim Teknolojisi Eğitimi bölümleri. Eğitim Bilimleri Enstitümüzde de iki anabilim dalı öngörülmüştür. Ne bu anabilim dallarında ne de yalnızca öğretmen yetiştirmeye yönelik yeni bölümlerin herhangi bir yerinde güzel sanatlar eğitiminin, yukarıda da değinildiği gibi, aslında bir 'sanatlar eğitimbilimi' nin adı geçmektedir.

Biz yine yok olduk!

Ne diyelim... Potansiyelimiz, birikimimiz, enerjimiz, yetkinliğimiz yerinde duruyor. Kuşkusuz, kadromuzla ve kapasitemizle yeni bölümlerimize servis dersleri ile lisans düzeyinde hizmet vereceğiz.

Alanımızın önemi, yineleyelim, tüm dünyada kabul görüyor. Ama doğrusu şevkimiz kırıldı. Başımıza gelenler başka anabilim dalları ve bölümlerin de başına geliyor, gelebilir. En acısı şu ki, onlarca yılınızı verdiğiniz ve daha da geliştirmeye yönelik planlar yaptığınız bir birim hakkında doğrudan kararlar alınırken, siz, son derece aciz bir kul olarak kalakalıyorsunuz.

Ne fikriniz soruluyor ne de herhangi başka bir biçimde bir söz hakkınız oluyor.

Yazıyı acaba şöyle mi bitirsem: Anabilim dalımız, bizlerden yararlanmak isteyenlere kiralanabilir... hatta özelleştirilerek satılabilirde...

Var mı bize talip olan?

Cumhuriyet/3 EYLÜL 1998 PERŞEMBE


Yorumlar - Yorum Yaz


Hava Durumu
Anlık
Yarın
5° 2°
Saat