Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam40
Toplam Ziyaret407388

Murat Kaymak

Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey’in Ölümü (1929)

Prof. Dr. A.Özdemir Aktan

 TTB 2. Başkanı

 

 

1929da basında ve Millet Meclisinde sağlık sorunları daha akademik ve sorunları çözme odaklı olarak yapılmaktaymış. Günümüzde ise sağlık haberleri magazinsel boyutu ile öne çıkmakta ve sistem tartışması basında çok az yer bulabilmektedir.

 

Eğitim Bakanı Mustafa Necati Bey 1 Ocak 1929 günü 35 yaşında Ankarada ölür. 29 Aralık 1928 Cumartesi günü hastalanan M. Necati’ye yapılan konsültasyonlarda akut apandisit tanısı konmuş, acil ameliyat önerilmiş, ancak hasta ve ailesi İstanbuldan gelecek hekimleri beklemeyi yeğlemişlerdir. Hasta durumunun ağırlaşması üzerine Ankaradaki hekimler tarafından 31 Aralık 1928 sabahı Özel Sıhhat Yurdunda ameliyat edilmiştir. Ameliyat sonrası durumu giderek bozulan hasta 1 Ocak 1929 Salı günü saat onbir buçukta kaybedilir.

Giresun milletvekili Hakkı Tarıkın (Us) sahibi olduğu Vakit Gazetesinde verilen ölüm haberindeki iki paragraf başlayacak polemiğin ilk işaretini vermektedir: “Merhum Necati Beyin hastalığının muktedir zannettiğimiz doktorlarımız tarafından teşhis edilememesi bu feci akıbette manevi bir mesuliyet addedilmektedir. Mamafih ameliyat ve tedavi hakkında tenkidi mucip bir nokta görülmemektedir. Ancak teşhis daha evvel yapılabilmiş olsaydı bu vahim neticenin husule gelmemesi çok kabildi.” (1)

Aynı gazete Tıp âleminden izahat isteriz başlıklı yazılarla devam etmiş, 4 Ocak 1929 da ise aynı gazetede tedavi için Ankara’ya gelen Akil Muhtar (Özden), M.Kemal (Öke) ve Neşet Ömer (İrdelp) tarafından teşhis ve tedavinin uygun olduğunu ve bu tür sonuçların tıpta zaman zaman kaçınılmaz olduğunu belirten açıklamaları yer almıştır.

Aynı zamanda milletvekili olan Hakkı Tarık (Us) konuyu bir soru önergesi ile Büyük Millet Meclisine taşır. Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanı Refik (Saydam) Beye tıp âleminde mütehassıs adedini arttırmak hususunda ne yapacağı ve Ankara’da bir ecnebi (yabancı) tabip heyeti bulundurarak Ankara’nın sıhhi teşkilatını kuvvetlendirmeyi düşünüp düşünmediğini sorar. Bakan verdiği yanıttan önceliğin salgın hastalıklar ile mücadele ve koruyucu hekimlikte olduğunu, Ankarada Numune Hastanesi, Hıfzısıhha binası ve koruyucu hekimlik mektebi ile ilgili gelişmeleri anlatmıştır. Yabancı doktorların getirilmesi için de çalışmaların olduğunu belirtmiştir.

Gazete haberlerinin artması ve Türk Tıp Camiası ile ilgili olumsuz yayınlar üzerine Tabipler Dostluk Cemiyeti 12 Ocak 1929’da bir toplantı düzenler. Akşam Gazetesi toplantı haberini Doktorlar gazetecileri tedavi etmeyecekler mi? başlığı ile verir ancak Tabipler Dostluk Cemiyeti başkanı Neşet Osman Bey Biz harpte düşmanı bile tedavi ederiz diye yanıtlar. Cemiyet bildirisinde doktorlara destek çıkar, yabancı doktora gerek olmadığını belirtir ve bu tür konuların gazete sütunlarında tartışılmasından duyduğu endişeyi dile getirerek gazetecilere bundan böyle bilgi verilmeyeceğini açıklar. Bu konudaki tartışma ameliyatı yapan Ankara Cebeci Hastanesi Operatörü Şevket Beyin 22 Ocak 1929’da Vakit ve Cumhuriyet gazetelerinde yayımlanan açıklaması ile son bulur.

Prof. Dr. H. Zafer Karsın derlediği, 1929 polemikleri isimli eser cumhuriyetin ilk yıllarından bugüne kadar basında çıkan sağlık haberlerinin çok da değişmediğini ve hekimlere yönelik eleştiri ve suçlamaların hep ilgi çektiğini ortaya koymaktadır. Ölen kişinin genç bir bakan olması elbette bu ilgiyi daha da arttırmaktadır. Bu konu haklı olarak dönemin tüm gazetelerinin yaklaşık 20 gün en önemli haberi olmuştur. Hakimiyeti Milliye’e Falih Rıfkı (Atay) Türk Hekimliği ve Milliyette Yakup Kadrinin (Karaosmanoğlu) Türk Hekimleri başlıklı yazıları tartışmaları geniş boyutlara taşımıştır.

 

SİSTEME SUÇLAMA

Bu yapılan tartışmalarda en göze çarpan nokta ise suçlamaların bir hekime veya hekim grubuna değil de sisteme yönelmiş olmasıdır. Eleştiriler Ankarada yeterli sağlık elemanının yokluğu ve genelde uzman eksikliği üzerine yoğunlaşmış ve Ankarada bir tıp fakültesinin gerekliliği gündeme getirilmiştir. Günümüzde ise oluşan sorunlar hep bir hekim sorunu olarak gündeme getirilmekte ve sistem hiç tartışılmamaktadır. Afyonda yaşanan olayda görme yeteneğini kaybeden vatandaşların probleminin, daha önce yaşamış olduğumuz bebek ölümlerinin bir sistem sorunu olduğu ve sağlığı özelleştiren ve ucuzlatan Sağlıkta dönüşüm programı ile ilişkisi hiç gündeme gelmemektedir.

Marmara Tıp Fakültesi öğrencileri ile birlikte yaptığımız bir çalışmada 2006 ve 2008 yıllarında aynı döneme ait olan basında çıkan sağlık haberleri değerlendirildi. (2) Bu çalışmada göze çarpan nokta aradan geçen iki yılda basında çıkan sağlık haberlerindeki artış ve hekimler hakkında çıkan olumsuz haberlerdeki artış idi. Bu çalışmada sağlık haberleri sağlık bilgilendirme haberleri, sağlık politikası haberleri ve hekimlerle ilgili haberler olarak ayrılarak incelendi. Bir diğer bulgu ise aradan geçen zamanda basında çıkan sağlık politikası haberlerinin de azalmakta olması idi. Bu da elbette sağlık sistemimizin tartışılmasının ve gelişmelerin aktarılmasının basında ilgi görmediği sonucunu çıkarmaktadır.

Görünen o ki, 1929da basında ve Millet Meclisinde sağlık sorunları daha akademik ve sorunları çözme odaklı olarak yapılmaktaymış. Günümüzde ise sağlık haberleri magazinsel boyutu ile öne çıkmakta ve sistem tartışması basında çok az yer bulabilmektedir.

(1)Prof. Dr. H. Zafer Kars, 1929 Polemikleri, TTB yayını 2003

(2) Kaytaz K, Tütüncü MF, Erbatur NH, Ertekin C. Aktan AO. Yazılı basında çıkan sağlık haberlerinin incelenmesi, Marmara Medical Journal 2010; 23 (3), 369-372


Yorumlar - Yorum Yaz


Hava Durumu
Anlık
Yarın
6° 1°
Saat