Murat Kaymak

Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam91
Toplam Ziyaret393181

Tarih Felsefesi (Kitap Tanıtımı)

Hasan AKSAKAL


Türkiye'nin yaşayan en önemli felsefecilerinden Doğan Özlem, Tarih Felsefesi'nin yeni basımıyla, bir kez daha okurları selamlıyor. Özlem, akademik kariyerinin erken dönem ürünü olan bu kitabıyla onuncu kez raflarda kendine yer açıyor.


İlk kez yayınlandığı 1984'ten sonra 25 yılda dokuz baskı yaparak, hak ettiği itibarı bir ölçüde gören Tarih Felsefesi, bir kez daha elden geçirilerek okura sunuluyor. Bugüne kadar 20 kitap, 10 çeviri ve 200 civarında makalede imzası bulunan Yeditepe Üniversitesi Felsefe Bölümü öğretim üyesi Doğan Özlem, on yıllarını verdiği felsefe metinleri üzerinden yüzyıllara yayınlan çetrefilli bir konunun, tarih felsefesi tartışmalarının izini sürüyor.

Özlem, tarihe yüklenen çifte anlamdan yararlanarak, başta Alman düşüncesi olmak üzere modern Batı dünyasının anlam haritasını çıkarmanın peşine düşüyor. Kısa bir antik ve ortaçağ değerlendirmesi ile başladığı tarihsel seyirde Özlem, Aydınlanma ve idealizme, romantizm ve pozitivizme çeşitli değinilerde bulunarak, tarih-bilim, felsefe-tarih gibi ikililerle, aslında birbiriyle hem aynı hem de ayrı alanlara nüfuz ediyor. Kitap, 264 sayfalık ana metninden sonra, yaklaşık 200 sayfalık bir ek okuma sunarak, Herder'den Nietzsche'ye çeşitli filozofların tarih felsefesi üzerine yazılarına yer veriliyor. Bu metinlerden birçoğunun daha önce Türk okuruna ulaşmamış yazılar olduğunu belirtmek gerekiyor.

Tarih Felsefesi, aslında hemen hiçbir isim ya da kavram özelinde derinlemesine çözümlemelerde bulunmasa da, tarih felsefesi üzerine çalışmak isteyenlere veya felsefe tarihinin önde gelen isimlerinin tarihe yükledikleri anlamlara ilişkin merak taşıyanlara çok güçlü bir özet sunması bakımından temel bir yapıt olma özelliği taşıyor.

Avrupa Düşüncesi üzerine önemli bir yan yol açan bu çalışmanın, işlediği konuları güçlü ve kendinden emin bir biçemle ortaya koyarken, İbn Haldun'u 'ıskalamadan' Vico'yu ve onun ardıllarının Avrupa düşüncesi üzerindeki etkisini dile getirmesi, tarihe dair bir çift sözü olan herkesin ister istemez çağının değer yargılarını ve kendi kişisel birikimini yansıtarak, yorumlarda ve değerlendirmede bulunduğunu ustalıkla ifade ediyor. Bu yönüyle tarihin ne olduğuna ya da nasıl algılandığına ilişkin verdiği türlü örneklerle okura bir ufuk ve 'öğrenme iştahı' veriyor. Bu bakımdan, kitabın en güçlü yanı olarak, başka okumalara yönlendirme etkisini gösterebiliriz.

Bununla birlikte kitapta, Doğan Özlem'le Say Yayınları'nın felsefe dilinin zaman zaman örtüşmediği izlenimine kapıldığımızı söylemek mümkün. Zira öztürkçe kullanımının, dilin mantığı gereği yer yer zorlandığı göze çarpıyor. Bu zorlanmalardan biri olarak, Arapça kökenli kelimelere eklenen '-sel', '-sal' eklerini (örneğin 'ahlâksal') İngilizce kelimelere eklenirken görmüyoruz. Bu vurgumuzu 'insani' sözcüğündeki, hem Arapça köklü hem de Arapça ekli olan, ancak bu sefer de 'i'de şapka kullanılmayan bir örnekle de pekiştirebiliriz. Benzer şekilde 'Marksizm' herhangi bir yerde 'Marksçılık' olarak geçmiyorken, 'determinizm' ısrarla 'belirlenimcilik' şeklinde kullanılıyor. Tutarlılık bakımından 'yarı teolojik' ifadesinin de, yarı Türkçe yarı İngilizce bir ifade olarak dikkat çektiğini söyleyebiliriz. Ayrıca, '-loji'ler dünyasında, Doğan Hoca'nın 'epistemoloji'yi kullanmaktan özenle kaçınırken, 'sosyoloji'yi 'toplumbilim' şeklinde değerlendirmemesi, felsefe dilini öztürkçeleştirilmiş olarak görmek isteyenlere biraz sorunlu gelebilir.

Son bir değini ise, metnin küçük bir hata içermesine ilişkin olacak. Kitabın 216'ncı sayfasında 'tarihselcilik' sözcüğünün ilk kez Novalis tarafından on dokuzuncu yüzyılın ilkyarısında kullanıldığı belirtilirken, Novalis'in, yüzyılın hemen başında, 1801'de öldüğü dikkatlerden kaçmış gibi gözüküyor. Ancak tüm bunlar, okurun kitaptan uzaklaşmasına yol açacak herhangi bir büyük sorun üretmiyor, kitabın gücünden herhangi bir şey eksiltmiyor. Öyle ki kitabın on birinci baskısı yapılırken elden geçirilecek kadar ufak sorunlar bunlar.

Bir kitap eleştirisinin, belki de tek 'yapıcı gücü', değerli bir yapıtın, bir sonraki baskısı için daha da mükemmelleşmesi yönündeki alçak sesli uyarısı olduğunu kabul edersek, Doğan Özlem'in Tarih Felsefesi'nin on birinci baskısına küçük de olsa, bir katkımız bulunmasından mutluluk duyarız.



Tarih Felsefesi/ Doğan Özlem/ Say Yayınları/ 478 s.

Cumhuriyet Kitap 09.09.2010


Yorumlar - Yorum Yaz


Hava Durumu
Anlık
Yarın
33° 35° 20°
Saat