Murat Kaymak

Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam90
Toplam Ziyaret393180

"öğrenci odaklı eğitim

Moda haline gelen "öğrenci odaklı eğitim" de yine öğretme yoluyla yapıldığı için bir verim yüksekliği gözlenemiyor.

 

1. Öğrenme evleri nedir, ne zaman açıldı, burada kimler okutuluyor?

a. Nedir?

Öğrenme Evi (ÖğrEv®), içinde, çeşitli sorunların çözümü -ya da en azından iyi anlaşılması- amacıyla "Öğrenme Ürünleri"nin uygulandığı bir fiziki mekândır. ÖğrEv® ile ilgili daha geniş bilgiler http://www.beyaznokta.org.tr/ogrev/ sitesinde mevcuttur.

 

"Öğrenme Ürünleri", Beyaz Nokta® Gelişim Vakfı (BNGV) tarafından geliştirilmiş bir kavram olup, tüm sorunların bir dizi öğrenme yetersizliğinin bir araya gelmesinden kaynaklandığı ve insanın "kendi duyumsadığı" ihtiyaçlarını tüm doğal fiziksel, zihinsel ve ruhsal işlevleri gibi doğallıkla öğrenebileceği iddialarına dayanmaktadır. Bu doğal öğrenme sürecine yardımcı olabilecek yöntemlere ise "öğrenme ürünü" adı verilmiştir.

Burada "öğrenme" deyimi ile kastedilen, bir konuya ait bilgilerin akılda tutulması değil, kalıcı bir davranış değişikliğinin gerçekleşmesidir.

 

b. Ne zaman açıldı? İlk öğrenme evi 2005 yılında İzmir'de, İzmir Beyaz Nokta® Gelişim Derneği tarafından, Melahat Yılmayan ÖğrEv adıyla açıldı.

Hemen ardından Ankara'daki vakıf merkezi, vakfın kurucularından, Erkunt Döküm Sanayii sahibi Dr. Mümin Erkunt tarafından donatılarak Mümin Erkunt ÖğrEv adıyla faaliyete başladı.

2007 Kasım ayından bu yana ise İstanbul'da bir ÖğrEv açmak üzere, 100 kişi x 40 YTL/ay şeklinde bir kampanya yürütülüyor.

Hedef, 25 ilde 25 ÖğrEv açmaktır.

c. Kimler neler öğreniyor? ÖğrEv®'ler birer fiziki mekândır. Esas açıklanması gereken, Öğrenme Ürünü adını verdiğimiz "Sorun Çözme Yöntemleri"dir. Bu yöntemlerin geleneksel sorun çözme araçlarından başlıca iki farkı şunlardır:

(1) Bireysel değil yardımlaşmalı olması,

(2) Kişilerin ihtiyaçlarından bağımsız olan "öğretme" yerine, onların ihtiyaçlarına dayalı olan "öğrenme" yöntemini kullanması.

Buna göre, toplumda sorunları olan herkes, ortak sorunlar çevresinde yardımlaşma yoluyla sorunlarını önce daha iyi anlamak, sonra da çözmeye çalışmak üzere ÖğrEv'lerden yararlanabilir.

ÖğrEv'lerde öğrenilenler, genel kültür vb. bilgiler değil, doğrudan sorunlarına yönelik bilgilerdir.

Bir örnek vermek gerekirse, en yaygın sorunlardan birisi olan "işsizlik" ele alınabilir ve nelerin "öğrenilmesindeki" yetersizliklerin bir araya gelmesinden oluştuğu gösterilebilir.

İşsizlik = Doğru sorular sormayı öğrenmede yetmezlik

° Öğrenme ile işsizlik arasındaki ilişkileri farkedebilmeyi öğrenmede yetmezlik,

° Çeşitli (coğrafi) uzaklıklardaki ihtiyaçları öğrenmede yetmezlik

° O ihtiyaçları gidermenin olası düşük prestijlerine aldırmamayı öğrenmede yetmezlik

° İşler arasında kolay-zor farkı gözetmemeyi öğrenmede yetmezlik

° Düşük gelir sağlayabilen ihtiyaçlar halinde düşük gelirle -ama yaşam kalitesini düşürmeden- yaşayabilmeyi öğrenmede yetmezlik

° O bilgi ve becerilerin neler ve nasıl edinileceğini öğrenmede yetmezlik

° O bilgi-becerileri öğrenmede yetmezlik

° Yaşam alanının sınırlarını genişletebilmeyi öğrenmede yetmezlik

° Öğrenmeyi öğrenerek giderek daha tatminkâr işler edinmeyi öğrenmede yetmezlik

° Alıştığı yerlerin dışında herhangi bir yerde yaşamını sürdürebilmek için zihinsel zincirlerinden kurtulmayı öğrenmede yetmezlik

° Bağımlılıklarını farkedebilmeyi öğrenmede yetmezlik

° Risk alabilmeyi öğrenmede yetmezlik.

Herhangi bir sorun, işsizlik sorununa benzer biçimde bir dizi "öğrenme" yetmezliğinin birleşimi haline getirilebilir.

ÖğrEv'lerde neler öğrenildiği:

ÖğrEv platformlarında hiçbir sorunun nasıl çözüleceği öğretilmez. Bunun yerine, öğrenmek isteyenlere (talep edenler, talebe), çeşitli sorunların çözümünde işlerine yarayabilecek genel amaçlı araçları "öğrenirler" ve bunları kullanarak çok daha özgün Sorun Çözme Araçları (SÇA) geliştirir ya da geliştirilmiş olanları kullanırlar (http://www.beyaznokta.org.tr/sca/sorun-cozme-araclari.htm).

 

Genel amaçlı SÇA şunlardır:

° Doğru Soru Sorma Tekniği

° Yaşam Alanı kavramı

° Tüm yaşam= öğrenmek; sorunlar=öğrenme yetmezlikleridir

° Sen öğrenebilirsin (kısa süre içinde etkileyici birkaç konuda öğrenebileceği gösterilir)

° Çevreniz öğrenme imkânlarıyla çevrilidir.

12 Ocak'ta başlayıp 19 Ocak'ta biten bir Öğrenme Ürünü, istihdam amaçlı Hızlı Dönüşüm Kampı'dır. Bu kampta katılımcılar sayılan bu SÇA'nı öğrenerek iş bulma ve/ya iş kurma konusunda kendilerini değiştirme planları yapmaktadırlar. http://www.i-hdk.ogrev.org.tr/ adresinde ayrıntılı olarak açıklanmaktadır.

 

d. "Öğrenme Ürünü" nedir?

Ekteki listede çeşitli öğrenme ürünleri kısaca tanıtılmaktadır. (Bkz Ek)

e. Nasıl açılıyor (mali kaynak)?

(1) ÖğrEv'lerin açılması için kaynak: Tamamen bağış yoluyla açılmaktadır. Mevcut 2 ÖğrEv (Melahat Yılmayan ve Mümin Erkunt) bağış şoluyla açıldığı gibi, İstanbul ÖğrEv de 100x40 adlı kampanyayla açılacaktır. Kuşkusuz, illerinde ÖğrEv açmak isteyen iller ve/ya ilçeler, yerel kaynakları (belediye, il özel idaresi, zenginleri, meslek odaları vb) yoluyla bunları finanse edebilirler.

(2) Öğrenme Ürünleri uygulamaları için kaynak: 3 kaynaktan yararlanılıyor:

1. Bunların bir bölümünü vakfın cari giderleri çerçevesinde açıyoruz. Örneğin "agora" adı verilen ve belirli bir sorun sahiplerinin bir araya gelip 3-4 süre içinde o sorun kapsamındaki bilgi ve sorularını "bilgileştikleri" ürünler şu ana kadar vakıf bütçesinden finanse edilmiştir.

2.

Halen uygulanmakta bulunan i-HDK semineri türündeki ürünler ise ücretlidir. Halen uygulanan ücret katılımcı başına 150 YTL'dir. Bu ücret, BNGV ile, fiziki imkânlarını bu işe tahsis eden Megafon Canlı Toplantı Merkezi (http://www.megafonctm.com/) arasında eşit olarak paylaşılmaktadır. Bu işbirliği bir finansman modeli olarak uygulanmakta olup, bundan sonraki seminerlere de yol gösterecektir.

 

3. Bazı kurumlar, katılımcılar için burs vermektedirler. Örneğin bu ilk seminer için İstanbul Sanayi Odası 20 katılımcı için burs vermiştir.

(3) Kaynak teminindeki başlıca sorun nedir:

En önemli sorun, alışılmamış sorun çözme araçlarının -ki her biri aslında halk arasında kullanılıyor- benimsenip desteklenmesindedir. Bir akşam yemeğinde bahşiş olarak verilen paralar, uzun uğraşlar sonunda sağlanabilmekte, çoğu zaman da sağlanamamaktadır.

i-HDK seminerinde somut olarak karşılaşılan sorun, işsizlikle mücadelede hâlâ yatırım-istihdam bağlantısının hayal edilmesidir. Dünya bu eski denklemi aşmış olmasına karşın en eğitimli kesimler dahi devletin bizzat istihdam yaratacağını hayal etmekte ve böylece işsiz sayısı her gün biraz daha artmaktadır (http://www.tinaztitiz.com/yazi.php?id=714).

 

 

2) Öğrenme evleri düşüncesinin temelini insanların körelmiş ama yok olmamış öğrenme yeteneklerini tekrar harekete geçirmek, olarak tanımlıyorsunuz...

Doğrudur. İnsanın kalıtsal mirası ve milyonlarca yıldır çeşitli sorunları aşarak bugünlere gelebilmesinin sırrı, olağanüstü öğrenebilme yeteneğidir. Bu o denli güçlüdür ki, hiçbir statüye bağlı olmaksızın tüm canlılarda (yalnızca insanlarda değil) neredeyse eşit olarak dağıtılmıştır. Çünkü varlığını ancak o şekilde sürdürebilmektedir.

Öğretme-benimsetme ise politik bir süreçtir. İnsanoğlunun kolay yönetebilmesi için icat edilmiş en "melun" silahlardan birisidir ve temelinde yine bu "kolay öğrenebilirlik" yatmaktadır. Yeterli güven oluştuğunda insan kendisine öğretilenleri, yaşam sürdürme sürecine katkısı olacağı inancıyla süratle öğrenebilmekte, halbuki öğreten-benimsetenler onu evirip-çevirmek ve kolay yönetebilmek, çoğu zaman da kendi arzularının yardımcısı yapabilmek için "öğretmekte"dirler.

Böylece yüksek öğrenme yeteneği zamanla körelmekte ve öğretme-benimsetme süreçlerinin verimini arttırabilmek için yapay-verimsiz-gayrı tabii yöntemler (ezberletme, cezalandırma, sosyal kodlar icat etme gibi) uygulamaktadırlar.

Halbuki, bütün bunların dışında insanlar, ihtiyaçları olan bilgi-beceri-tutum-davranışları olağanüstü bir kolaylıkla öğrenebilmektedirler. Aynen diğer doğal ihtiyaçlarında (beslenme, üreme-çoğalma, boşalma gibi) olduğu gibi "zekle" yapabilmektedirler. Öğrenme ne kadar doğalsa, öğretme-benimsetme-koşullandırma da o denli yapay ve verimsizdir. Öğretme temelli eğitimin olağanüstü başarısızlığının ve öğrenme temelli eğitimin yüksek başarısının altında bu ilke yatmaktadır.

Ne yazık ki, moda haline gelen "öğrenci odaklı eğitim" de yine öğretme yoluyla yapıldığı için bir verim yüksekliği gözlenemiyor.

Yaklaşık 3000 yıllık geçmişi bulunan öğretme-benimsetme-koşullandırma yöntemine -ki ben zihinsel soykırım diyorum- rağmen, doğal öğrenme yeteneği yok olmamış, sadece donmuştur.

İşte BNGV'nin 14 yıllık çalışması boyunca öğrendiği budur. Bu doğal yetenek tekrar uyandırılabilmektedir. 2003 yılında başlatılan KiGeP (Kişisel Gelişim Platformu) (http://www.kigep.org.tr/) bugüne kadar bunu defalarca denemiş ve yaklaşık 1000 katılımcı bu seminerlere katılmıştır.

 

 

3) Bu tezinizin pratikte bireysel deneyimlerin dışında, daha geniş çevrelerde doğru olduğu konusunda eldeki veriler nedir? Öğrenme evi tecrübesi bu konuda bir fikir veriyor mu?

2003 yılından bu yana yapılan çalışmaların bilimsel açıdan değerlendirilmesi için, ODTÜ Eğitim Bilimleri Fakültesi'ne bir değerlendirme çalışması yaptırılmış olup (http://www.ftp.beyaznokta.org.tr/SON%20RAPOR_Nisan2005/) adresinden ayrıntılarına bakılabilir.

 

Bu yaklaşımın, toplumun tüm kesitlerinde uygulanabileceğine ilişkin yalnız bizlerde değil tüm katılımcılarda bir kanı oluşmuştur. Bir örnek için (http://www.i-hdk.ogrev.org.tr/Common.aspx?Page=basari) adresine bakınız.

 

 

4) Öğrenme evleri örgün eğitim sistemine aktarılması mümkün olabilir mi, bunun yolu nedir?

ÖğrEv içindeki Öğrenme Ürünleri mükemmelen örgün ve de yaygın eğitimde kullanılabilir. Nitekim, öğrenme ürünlerinden bir tanesi (Toplu Öğrenme Modeli - http://www.ftp.beyaznokta.org.tr/toplu_ogrenme_modeli.PDF) , İzmirde bir kolejdeki uygulama sonunda ortaya çıkmıştır.

 

 

5) Dünyada benzeri örnekleri var mı?

Öğrenme Evi® özgün bir BNGV yaklaşımıdır. Tam olarak aynıbulunmasa da yaklaşık 20 yıldan bu yana özellikle gelişmiş ülkelerde öğretme'den öğrenme'ye doğru bir güçlü akım vardır. Geleneksel (öğretmen) sözcüğü yavaş yavaş yerini (öğrenme yoldaşı-learning partner) deyimine bırakmaktadır.

Öğrenme Ürünleri ise çeşitli biçimlerde uygulanagelen sorun çözme araçlarıdır. Biresle ve öğretme temmelli araçlara alıştırılmış bulunan Türkiye için yeni olan sadece bu ürünlerin yardımlaşmalı-öğrenme türü özellikleridir. Eğer Türkiye, çağdaş dünya ile arasındaki farkı kapatacaksa, bu tür alanlarda inovasyon yapabilmeli ve toplum da bunu özendirip kabullenebilmelidir. Aksi halde daima başkalarının yaptıklarını -gecikme ile- kopyalayarak ancak onların izin verdiği yerlere gidilebilir.

"Bir çivi bir nal, bir nal bir at kurtarır.-Bir at bir yiğit, bir yiğit de yurt kurtarır"-(anonim)

Bilim Teknik 22.02.2008


Yorumlar - Yorum Yaz


Hava Durumu
Anlık
Yarın
33° 35° 20°
Saat