Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam254
Toplam Ziyaret408018

Murat Kaymak

‘Tevhid-i Tedrisat Kanunu’ ile ne ilgisi var?

Ömer Demircan

 

Forum İstanbul, 26 Nisan 2008 günü: “Türkiye bir AR-GE merkezi olabilir mi?” konulu bir oturum düzenlemiş. Konuşmacılardan Sayın Prof. Dr. Abdullah Atalar “İlköğretimde ve ortaöğretimde yaratıcılığın önünün açılması, merkezi müfredat yerine okulların çeşitliliğine izin verilmesi gerektiğine değinerek, ‘Tevhid-i Tedrisat Kanunu’ kaldırılmalı, yaratıcılık, deneysel çalışmalara yer verilmeli” demiş. Oysa, söz konusu devrim yasası o sıradan öneri önünde asla bir engel değil. Kaldı ki, Tevhid-i Tedrisat Kanunu, tam tersine, ulusal eğitime bireysel yaratıma girişin amentüsüdür.

Sayın profesör, acaba alanı dışında kalan Türk tarihini, eğitim-öğretimde, Cumhuriyet dönemi uygulamalarını, devrim yasalarını bilmiyor mu? 12 Eylül Anayası’nın ilgili maddelerini doğru dürüst okumamış mı? Kendi üniversitesinde 3 Mart 1924 tarihli bu yasa acaba geçiyor mu? Kaldırılması gereken gerçek engel yabancı dilde öğretimdir. Yetenekli öğrenciler, yabancı dilde öğretim yapan kurumlara alınarak İngilizcede, Türkçeye göre onda bir okuma hızına koşuluyor, o öğrencilerin öğrenme süreci ezbere indirgenerek en az üçte ikisi harcanıyor, ancak üniversiteyi bitirirken öğrenebildikleri İngilizce ile avutuluyor.

Dr. Şükran Gölbaşı “sömürgeci kurumlaşmanın Türkiye’de yeni anayasayı beklediği”ni yazıyor. Sözettiği dilsizlemeyi sağcı eğitim düzenlemeleri ile kitle iletişim araçları kotarmış durumda. Dikkat süresi üç-beş saniyeye inen kişi, yabancı dilde de öğrenim görse, ussal işlemleme yapamaz, verileni ezberlemek zorundadır. Sömürülen-iletişimi öylece birkaç söze, en özgün olarak da markalara indirgenir: Newspeak! Üstün yetenekli değilsen, yabancı dil öğrensen ne olur, yabancı dilde öğrenime koşulsan ne yazar! Dil yok ki beyin çalışsın! Kemal Yeşilçimen, insanın Türkiyede “zihinsel soykırım”a uğratılarak “bize ait ne varsa: Milli ve manevi değerler, vatan, bayrak, din, ahlâk, ... her şey gereksiz, modası geçmiş, ve çağdışı kaldığı için imha edilme” sürecine sokulduğunu belirtiyor. “Yabancı dille öğretimi üçüncü ülkelerde yaymak, Sistem'in kültürsüzleştirme politikasının önemli bir silahı" olarak görülüyor.

Tevhid-i Tedrisat Kanunu (öğretim birliği yasası) üzerine sayın profesörün söylediği söz, başkaca bir amaç güdülmüyorsa, bilmeden yakıştırmaya girer. Ne bilimsel ne eğitsel hiçbir değeri yoktur. Önce üniversite kendini düzeltmelidir. Çünkü, Yükseköğretim Kurulu (2006:135) ‘Taslak Rapor’una göre: Öğrencilerin % 62.8’i okudukları yükseköğretim kurumundaki eğitimi yeterli kalitede bulmamaktadırlar. Yine o rapora göre, lise bitirme çağına gelen her 100 gençten 50’si ÖSYM sınavına giriyor, onlardan 10’u bir bölüme yazılma hakkı kazanıyor, 7’si kayıt yaptırıyor, 3’ü üniversiteyi bitiriyor, 2’si iş buluyor . Ayrıca, iyi eğitim gören her 100 gençten 59’u dış ülkelere gidiyor; bu beyin göçünün ülkeye maliyeti yılda 2-2.5 milyar dolar. . Daha da acı olanı şu: yabancıdil hazırlık öğrenimi gören her dört genç, bir başka gencin lise ya da üniversite öğrenimi almasını engelliyor; bugünkü yabancı dil hazırlık uygulamasıyla her yıl 25.000 dolayında başka genç eğitim dışına atılıyor. Üniversite mezunu en fazla işsiz Türkiyede . Tevhid-i Tedrisat Kanunu, çağdaş ulusal, laik eğitimi sağlayan başlıca devrim yasalarından birincisidir. Bu yasayı kaldırarak yaratıcı eğitime ulaşılacağını sayın profesör hangi bilimsel ön araştırmasına dayandırıyor? Yoksa, o öneri eğitim dışı bir kısadevre sayılmaz mı?

KAYNAKLAR:

1CBT, 02.05.08 eki s. 7. 2 Saydampr> İstanbul Forum basın bülteni 26.04.08: 18:40. 3 CBT eki 02.05.08 s. 7. 4 Cumhuriyet Strateji eki 28.04.08. 5 A. İlhan, Cumhuriyet, 5.3.1997. 6 Yeldan, Erinç: Cumhuriyet 11.10.06, s.13. / 29.11.06. Yüzüak, Özlem: Cumhuriyet 11.10.06, s.13. 7 Beyin Göçü’nün Maliyeti:, CBT eki, 26.10.07, s14.

8 Sky TV: 02.11.07, OECD raporundan.


Yorumlar - Yorum Yaz


Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 0°
Saat