Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi3
Bugün Toplam54
Toplam Ziyaret407183

Murat Kaymak

Halk eğitimi ve demokrasi

Ayşe Üstün*

E ğitim genelde insanlara uygulanan, onların tutum ve davranışlarını olumlu yönde geliştiren bir süreçtir. Örgün eğitim, halk eğitimi (ya da yaygın eğitim) kitle eğitimi, vb. çeşitli biçimlerde verilir. Eğitimin en önemli özelliği toplumu birliğe, beraberliğe ve mutluluğa götüren bir süreç olmasıdır. Yalnızca katılan kişilere bilgi yükleme eylemi değildir. Her şeyden önce insan olarak kendisine ve başkalarına saygılı, hoşgörülü olmayı, ülkesine ve ailesine karşı sorumlulukları, çevresi ile ilişkileri, tartışma üslup ve yollarını öğrenme yolunda çaba harcamayı öğretir. Özellikle bireyi düşünmeye yöneltmek, düşünmeyi öğretmek, özgürce düşünerek karar verme yeteneklerini geliştirmek hükümetlerin eğitim politikasının bir parçası olmalıdır.

Bugün ülkemizin çeşitli sorunlarına göz atıldığında, bunların hemen hemen hepsinin eğitimle daha doğrusu "eğitimsiz"likle olan ilişkisini görmemek mümkün değildir.

Halk eğitimi

Halk eğitimi, çok geniş kitleye yönelen eğitsel çabaların tümüdür. Yetişkin halka çeşitli alanlarda bilgi ve beceriler kazandırarak, çevrelerini değerlendirebilmeleri ve sorunlarına sahip çıkabilmeleri için yardımcı olmak amacındadır.(1)

Bir devrimin, bir reformun ya da yeni gelişme ve değişimlerin kısa sürede gerçekleşmesi ve yerleşmesi halk eğitimine verilen öneme bağlıdır. Atatürk 27 Aralık 1920'de Ankara'da her şeyden önce Türk milletini yetiştirmeyi amaçlayan şu sözleri söylemiştir. "Fertler yetişmedikçe, fertlere yol gösterecek liderler,öncüler toplumları istenmeyen istikamete çekebilecektir. Bundan sonra amacımız, ferdi, kişiyi yetiştirmektir, onu eğitmektir, onu kültürel bakımdan donatmaktır."

Eğitim, ülke düzeyinde hızla yaygınlaştırmak için önce büyük şehirlerden değil, kasaba, köy ya da küçük yerleşim birimlerinden başlatılmıştır. Böylece kısa sürede kentlisinin-köylüsünün, ihtiyarın-gencin ve aydının bütünleştirilmesi sağlanmıştı.

Toplumsal bütünleşme, toplum içindeki insanların aynı kalıptan çıkmış gibi tam bir benzerliği değildir. Bütünleşme bir benzerlik olgusundan çok, bir yapı ve fonksiyon işidir.(2) Her şeyden önce demokrasi, sadakat, kardeşlik ve özgürlük kavramları bütünleşmede önemli rol oynayan öğelerdir. Ayrıca, amaç, hedef ve fonksiyonlarını paylaşan bireylerin bütünleşmesi kolaylaşır. Diğer önemli bir bütünleşme faktörü de, kşilerin dernekler, meslek odaları vb. etkinlik gruplarına katılımlarıdır.(3)

Günümüzde halk eğitiminin gerekliliği

Ülkemizde Atatürk'ün başlattığı halk eğitimi etkinliği ne yazık ki sürdürülememiştir. Zaman zaman başlatılan okuma-yazma seferberlikleri ise bekleneni vermemiştir. Çünkü okur-yazar olanlar da okuma materyalı bulamamaları ve okumamaları sonucu öğrendiklerini unutmaktadırlar. Ülkemizde hâlâ nüfusun yaklaşık % 5'inin okuma-yazma bilmemesi üzücüdür. Üstelik dünya büyük bir değişimi yaşamaktadır. Ülkemiz bu değişime tamamen hazırlıksız yakalanmıştır. Bu bakımdan çok hızlı atılımlarla arayı kapatmak zorunluluğu vardır.

Toplum kalkınmasında halk eğitimi önemli bir araçtır. İnsanlara çeşitli açılarıyla bilimi, kültürü ve değerlerini öğretmeyi amaçlar. Halk yeni bilgi beceri ve deneyimler kazanmakta, böylece, anlayış, tutum ve değer yargılarının değişmesi ile toplumun olumlu yönde gelişme ve değişmesi sağlanmaktadır. Okul çağı dışındaki halkın çalışma düzeyini yükseltmek, meslekleri ile ilgili yeni bilgiler vermek, çalışma gücü ve motivasyonunu arttırmak ulusal ve bireysel yeteneklerini geliştirmek, okulda eğitilme olanağı bulamamış, ancak eğitim isteyenlere yepyeni olanaklar sağlar. İşsizliğin yoğun olduğu ülkemizde tüketici durumunda olan nüfusun üretici durumuna getirilmesi sağlanabilir.

Hangi meslekten olursa olsun günümüzdeki hızlı gelişme ve değişmelere bağlı olarak okul çağlarında öğrenilenler kısa sürede (4-5 yıl gibi) yetersiz hale gelmektedir. Bu bağlamda eğitim okulla ve gençlik yıllarında öğrenilenlerle sınırlandırılamaz. Bu bakımdan yetişkin insanların eğitimi ya da yaşam boyu eğitim yeni bir anlam kazanmıştır.

Bilgisayar ve iletişim teknolojilerindeki gelişmeler ve bilgiye hızlı ulaşım yollarının açılması, yetişkin eğitimi bakımından da yeni olanaklar sağlamaktadır. Ülkemizde bu olanaklardan gelir ve eğitim düzeyi uygun olanlar yararlanmakta olduğundan, sosyal katmanlar arasında varolan kültürel ve eğitimsel farklılıklar daha da büyümekte ve tehlikeli boyutlara ulaşmaktadır. Yani daha Türkçe'yi kullanamayan, doğru dürüst düşüncesini ya da söylemek istediklerini anlatamayan nice iyi insanlar vardır toplumumuzda.

Halk kütüphaneleri

Halk eğitimi alanında yürütülen çalışmalar bir bütünlük içinde kalıcı ve işbirliğine dayalı olmalıdır. Ulusal düzeyde bilimin gereklerine göre politikalar belirlenerek aynı alandaki diğer kuruluşlarla işbirliği ve eşgüdüm sağlanmalıdır.

Böyle bir eğitim verilmesinde, halk kütüphanesinden yararlanılmalıdır. Halk kütüphanesi ile halk eğitimi arasında olması gereken yakın işbirliği süreci geliştirilmeli ya da işler hale getirilmelidir. Halk kütüphaneleri "açık halk üniversiteleri" işlevini üstlenmelidirler. Halk kütüphanesi kültürel, eğitimsel ve boş zamanlarını değerlendirme işlevlerini yürütürken halk eğitimi programları ile birlik ve beraberlik içinde olması sağlanmalıdır.

Atatürk döneminde, 9.6.1937 tarih ve 3225 sayılı yasa ile kurulan "Halk Eğitimi Umum Müdürlüğü"nün görevleri arasında şu açıklamalar yer almaktadır. "Halk eğitimi alanında inceleme ve araştırmalar yapılması ve bu konuda gerekli neşriyatın ihzar ve teşvik edilmesi, halk eğitimi ile ilgili yerli ve yabancı çalışmaların takip edilmesi ve tanıtılması, halk için örnek neşriyat hazırlanması ve bu neşriyatın teşvik edilmesi."

Görüldüğü gibi halkın eğitilmesi için en etkili araç kitap, gazete, dergi vb. yayınlar, zamanın söyleyiş biçimi ile "neşriyat"tır. O dönemde bu yayınlar halkın kolayca ulaşabileceği yerlerde kurulan halkevleri ve halk okuma odalarında bulundurulmaktadır. Bu tür kitle iletişim araçlarının insanların sosyal davranış üzerindeki etkisi az değildir.

Sayıları (Türkiye genelinde) yaklaşık 1200 kadar olan halk kütaphanesinin daha da geliştirilmesi ve yaygınlaştırılması sonucu bu kurumlardan yoğun olarak yararlanılması, hem işsiz halka meslek öğretilmesi, beceri kazandırılması ve hem de sosyo-kültürel bütünleşme aracı olarak kullanılması kaçınılmazdır. Hiç ayırım gözetilmeden herkese istediği bilgiyi edinmesini sağlayan halk kütüphaneleri birer yaşam boyu eğitim kurumlarıdır. Halk, hangi kesim ya da düzeyde olursa olsun, halk kütüphanesine başvurarak sorunlarına bilgi ile çözüm bulabileceğini bilmelidir. Ayrıca halkın, bilgisayar okur-yazarlığı vb. çeşitli nitelikler kazandırılarak üretken hale getirilmesi sağlanmalıdır.

Demokrasi

Her şeyden önce demokrasi; gelişmiş, belirli erdem düzeyine erişmiş toplumların yönetim sistemidir. En iyi devlet yönetim sisteminin yolu demokrasiden geçer. Sağlıklı bir demokrasi için ise halk eğitimi gereklidir. Halk kendi kendini yönetebilecek düzeye gelmelidir. Toplum felsefesinin çekirdeğini oluşturan halkın katılımı olmadan, ya da çoğunun eğitimsiz olduğu siyasal yaşam sürecine bilgisiz ve bilinçsiz olarak katıldığı durağan bir toplumla kalkınma ve gelişme gerçekleşemeyeceği gibi demokratik sistemin işlemesi de zorlaşacaktır.

Demokrasi ve cumhuriyet; bilgili, eğitilmiş, fiziksel ve ruhsal yönlerden sağlıklı, erdemli ve üstün nitelikli insanlarla ayakta kalabilir. "Halka dayanamayan, kuvvet ve yetkilerini halktan almayan bir yönetim meşru olmaz ilkesine dayandığı için demokrasi önce halkın rızasına dayanan bir yönetim sistemidir. Bu sistemde yönetenler halkın isteğine aykırı hiçbir karar veremezler."(4) Halkın seçimi ile işbaşına gelenler, halka en iyi hizmeti verme amacındadırlar. "Demokrasi siyasal partiler olmadan yaşayamaz, fakat siyasal partiler yüzünden ortadan kalkabilir de."(5)

Diğer pek çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de halk eğitimi (yetişkin eğitimi) alanı bilimsel bir alan ve bir meslek dalı olarak ele alınmalıdır. Bu tür eğitimin verilmesi için gerekli insan kaynağını yetiştiren eğitim fakültelerindeki "halk eğitimi bölümleri" çoğaltılmalıdır.

Bugüne kadar Türkiye'de biri Ankara, diğeri Marmara Üniversitesi'ne bağlı olarak iki halk eğitimi bölümü vardır. Ancak her iki bölüme de 1998-1999 öğretim yılı için öğrenci alınmayışı, acaba bu bölümler kapanıyor mu? sorusunu gündeme getirmektedir. Umarız, yeniden değerlendirilerek yeni bir yapı ile yeniden etkinliğini sürdürür.

Günümüzde halk kütüphaneleri, halk eğitimi alanında yoğun olarak kullanılmalıdır. Bu kütüphanelere gereken ilgi gösterilmeli, yeni bir anlayışla yeniden yapılandırılmalı, çeşitli kaynaklarla geliştirilerek etkinleştirilmelidir.

Ülkedeki irticai eylemler, bölücü terör eylemleri vb. çeşitli yıkıcı faaliyetlerle tüm olumsuzluklardan kurtulmanın birinci koşulu eğitilmiş bir toplum yaratmaktır.

Kaynaklar :

(1) Ayşe Üstün. Halk Eğitimi ve Halk Kütüphaneleri. Kültür Bakanlığı (Yayımlanmak üzere sırada)

(2) Rahmi Çobanoğlu. "Sosyo-Kültürel Bütünleşmede Eğitimin Rolü ve Önemi" Batı Eğitimi Kurumu Dergisi, 2 (''), 1974, s. 8

(3) İbid s. 10-11

(4) Vakur Versan: "Niçin Demokrasi?" Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi Enstitüsü Yıllığı 1987 İst.: İ.Ü. Yayınları, 1987, s. 226

(5) İbid. s. 228

* Doç. Dr., İst. Üniv. Mühendislik Fak. Öğretim Üyesi- Avcılar


Yorumlar - Yorum Yaz


Hava Durumu
Anlık
Yarın
5° 2°
Saat