Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam256
Toplam Ziyaret408020

Murat Kaymak

Çocuk eğitimi, ilköğretim okulu programı ve kavramları

Arif Yükseler

Hızla değişen ve gelişen günümüz toplumunda, çocuk ve gençlerimiz bu değişme ve gelişmelere ayak uydurmak ve katılımda bulunmak zorundadırlar. Bu da düşünebilen, sorun çözen, kendini ifade eden, kendini yönetebilen, birey olabilen öğrencilerin yetiştirilmesi ile olanaklıdır.

Çocuk eğitme görevini yüklenenlerin, hem toplumsal değişme ve gelişmeleri hem de çocukları tınamaya ve anlamaya gereksinimleri vardır. Toplumsal özelliklerle birlikte öğrencilerin gelişen ilgileri, gereksinimleri, bedensel özellikleri, duygu ve düşüncelerine ilişkin tüm özellikleri ne kadar iyi tanınırsa, eksikliklerinin zamanında giderilmesi yoluyla onun sağlıklı gelişmesine o kadar etkili ve verimli yardımda bulunulabilir.

Eğitim sürecinde insan hem nesne hem de öznedir. Nasıl bir insan yetiştirmeliyiz? İnsana hangi davranışları nasıl ve ne yolla kazandırmalıyız? Kazanıp kazanmadığını nasıl belirleriz? gibi sorular eğitim sürecinin temel sorunları olmaktadır. Bu anlamda eğitim programlarının içeriği, öğrencilere sunduğu tüm yaşantılar ve gelişmelere açık niteliği önem kazanmaktadır.

Bir ülkenin eğitim programları, düzeyi ne olursa olsun, o ülkedeki eğitimin niteliği ile doğrudan ilgilidir. Eğitim politikası programlar yoluyla uygulamaya dönüştürülmektedir.

Eğitim sisteminde ortaya çıkan/çıkacak olan problemlerin çözümü; eğitim politikalarının ve eğitim programlarının amaç ve ilkelerinden başlayarak gözden geçirilmesine, sorgulanmasına, objektif ölçütlerle değerlendirilmesine bağlıdır denilebilir.

Programlar ve Kavramlar

İlköğretim Okulu Programı'nın "İlköğretimin Amaçları Bölümü" nde geçen (s: 13-19);

"iyi bir vatandaş", "milli ahlak anlayışı", "ahlaki karakter", "doğru düşünme", "müspet düşünme", "yurda hizmet duygusu", "hissi hayat", "iyi bir aile hayatı", "aile hayatının ahlaki ve manevi değerleri", "milli eser", "Türk Milletinin milli, ahlaki ve insani değerleri", "memleket menfaatleri", "toplumun menfaatleri", "bireyin refahı", "dünya milletleri ailesi" kavramları ile;

"İlköğretimin Eğitim ve Öğretim İlkeleri Bölümü" nde geçen (s: 21-30);

"milli varlık", "milli ödev", "milli ülkü", "milli kültür", "milli amaç", "milli hedef", "milli meseleler", "hizmet aşkı", "milli kurum", "milli hayat", "milli estetik ve heyecan", "milli bir topluluk", "milli karakter", "ahlaki va manevi değerler", gibi kavramların günümüz koşullarında nasıl tanımlanıp, nasıl uygulanacağı/uygulandığı ve nasıl değerlendirileceği/değerlendirildiği sorgulanmalı ve tartışılmalıdır.

Bilindiği gibi ilkokulun iki temel görevi vardır: Öğrencileri hayata ve üst öğrenime hazırlamak. Yukarıda belirtilmiş İlköğretim Okulu Programı'nda yer alan kavramlar ile günümüz koşullarında yüzyüze geldiğimiz, yaşadığımız; "bilgi", "bilgi teknolojisi", "bilgisayar", "bilgisayar destekli eğitim", "internet", "insan hakları", "küreselleşme", "çocuk hakları", "kadın hakları", "çevre sorunları", "şiddet", "uyuşturucu salgını", "varoşlardaki gençlik" vb. gibi kavramların nasıl bağdaştırılacağı, nasıl tanımlanıp, uygulamalara nasıl yansıtılacağı temel bir sorun olarak değerlendirilebilir.

Programın içeriği;

* Anadili ve iletişim becerileri, * Sayısal beceriler, * Problem çözme, * Bilim ve teknoloji, * Bilgisayarla eğitim, * Evrensel değerler, * Toplumsal yaşam kuralları, * Bilinçli yaşam kuralları, * Doğayı anlama ve çevreyi koruma, * İnsan hakları, * Çocuk hakları, gibi noktalarda ağırlıklı olmalıdır. Fazla ayrıntılı ve geçmişe dönük olmak yerine, evrensel değerlere ağırlık veren çağdaş, demokratik ve bilimsel ilkelere yer vermek gereklidir.

Programın "İlkokulun Eğitim ve Öğretim İlkeleri" Bölümü'nde örnek verilerek açıklanan (s: 23, 1. madde), "Sosyal Bilgiler dersinde, öğretmenin görevi birtakım bilgileri sadece öğretmekten ibaret değil, tarihin eski zamanlarından beri Türk milletinin bağımsız yaşadığını, başka milletlere kültürünü yayarak onlara hayatın her yönünde güzel örnekler verdiğini, onlara daha mesut ve daha rahat yaşama yollarını öğrettiğini, Türk milletinin dünyanın dört tarafında kurduğu yüksek uygarlık hayatını vücuda getirmek için ne kadar fedakârlıklara göğüs gerdiğini canlı örnekleri ile göstermektedir." ifadesinin de, uygulamaya nasıl yansıtıldığı ve günümüz koşullarında işlerliğinin ne olduğunu da tartışmak gereklidir denilebilir.

Programdaki "ilkeler" ve "kavramlar" doğrultusunda, "değişme ve gelişmelere nasıl uyum sağlayacağız", "evrensel ve toplumsal değerlerimiz neler olmalı?", "çocuklarımıza yaratıcı, eleştirici ve verimli düşünmeyi nasıl öğreteceğiz?" sorularına da yanıt vermemiz zamanı gelmiştir hatta geçmektedir. Bu soruların yanıtlarını, görev yaptığımız sistemin olanakları ve yönlendirmeleriyle özeleştiri yaparak bulabiliriz. Ancak, sistem açık bir sistem ise bu gerçekleşebilir. Bu gerçekleşmez ise ne olur? Kısır döngü başlar, sistem ve üyeleri patinaj yapmaya başlar. Düşünce düzeyinde fakirleşme ve kısırlaşma başlar. Sonunda da kalıp yargılı çocuk ve gençler yetiştirilmeye devam edilir. Oysa, çocuklarımız bizlerden öndedir. Bizler geçmiş, onlar gelecektir. Bizler, "geriye bakarak ileriye kaç adım atabiliriz" çelişkisini yaşarken, gittikçe kapalı bir hale gelmekte ve anlık görüntülere bakarak çözüm yolları üretmek için çaba göstermekteyiz.

Sonuç

İlköğretim Okulu Programı'nda, "İlkokul, çocuğa, yurdun kalkınmasında, insangücünün değerli bir zenginlik kaynağı olduğunu ve en verimli yatırım olacağını kavratmayı amaç edinmiştir." ifadesi yer almıştır (s: 17) Benzer amaç, Yedinci Beş Yıllık Kalkınma Planı'nda, "insana yapılan yatırımın en verimli yatırım olduğu..." şeklinde yer almıştır. Bu ifadeler genel ve yüksek beklentileri içermektedir. Ancak ilköğretim düzeyinde, kendi kendini yenileyen değil, yineleyen plan ve programların oluşturulması "yüksek beklentiler ile" "gerçekleşenler" arasındaki açığı artırmıştır.

Çocuk ve gençlerimizin eğitiminde, "üretici öğrenme ve yaratma kapasitelerini" artırma çabaları için, program merkezli, konu merkezli, öğretmen merkezli yaklaşımlar yerine birey merkezli bir yaklaşım benimsenmesi ve bu anlamda eğitim sistemimiz ve uygulamalarımızın sorgulanması zorunluluk göstermektedir.

Eğitim sistemi ve tüm bireyler olarak, çocuklarımızı ve gençlerimizi "derin donduruculara" atmak yerine, geleceğimiz için hep birlikte dondurucudan çıkmak yollarını aramamız gerekmektedir.

* ODTÜ Geliştirme Vakfı Genel Müdürlüğü Eğitim Uzmanı 06530 ODTÜ/ANKARA

KAYNAKLAR

Bloom, Benjamin S. 1979 - İnsan Nitelikleri ve Okulda Öğrenme. (Çev.:Durmuş Ali Özçelik), Ankara: Milli Eğitim Basımevi. Demirel, Ö., ve Ün, K. 1987 - Eğitim Terimleri. Ankara: Şafak Matbaası. Demirel, Ö. 1996 - Genel Öğretim Yöntemleri. Ankara: USEM Yayınları. Ertürk, Selahattin. 1979 - Eğitimde Program Geliştirme. Ankara: Yelkentepe Yayınları 4. Fidan, N., ve Erden, M. 1994 - Eğitime Giriş. Ankara: Meteksan Matbaası. İnam, Ahmet. 1994 - "Eğitimi Eleştirmek". Bilimve Teknik No: 316. İlköğretim Okulu Programı 1997 - T.C. Milli Eğitim Bakanlığı İlköğretim Genel Müdürlüğü. Özçelik, Durmuş Ali. 1989 - Eğitim Programları ve Öğretim. Ankara: ÖSYM Eğitim Yayını 8. Varış, Fatma. 1996 - Eğitimde Program Geliştirme "Teori ve Teknikler". Ankara: Alkım Kitapçılık - Yayıncılık.


Yorumlar - Yorum Yaz


Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 0°
Saat