Murat Kaymak

Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam56
Toplam Ziyaret393904

Prof. Dr. Bahattin Baysal/ÖSS Sonuçları: Fen Öğretiminin Sonuçları

2009 yılı yüksek öğretim öğrenci seçme sınavı (ÖSS) sonuçları açıklandı ve yıllardır yapıldığı gibi bütün yurtta Türkiye’deki eğitim sistemi sorgulandı. Televizyonlarda söylenenleri ve basında yazılanları izlerseniz, bu ülkede insanların hemen hiç okumadıkları sonucuna ulaşabilirsiniz. Bu nitelikteki insanların çocuklarının da ÖSS sonuçlarından çok farklı bir başarı gösteremeyeceklerini kolayca görebilirsiniz. 

 

Yıllardan beri, yapılan test sonuçlarına dayanılarak, orta öğretimin çok yetersiz bir düzeyde olduğu yazılıp açıklanıyor. Kimsenin umurunda değil! Sınav sonuçları açıklandığında herkes gerçek bir yurtsever heyecanı ile tozu dumana katıyor.

Benim gibi Yüksek Öğretmen Okulu çıkışlı, fakat gerçek bir profesyonel olan Prof. Dr. İsa Eşme, 21 Ağustos 2009 günlü CBT’de bu yılın ÖSS sonuçlarını inceledi. Ayrıntıya girmeden özetlemek istiyorum.

(1) Bu yıl Y.Ö. giriş sınavına 1.324.197 aday başvurdu. Toplam örgün eğitim kontenjanı; 319.585 lisans, 302.613 önlisans olmak üzere 643.528’dir.

(2) 145 ve 165 üstünde puan alan öğrencilerin sayıları belirlenmiş ve seçtikleri fakültelere kayıt yaptırma yolları açılmıştır. ÖSS tarafından yürütülen dört sınavda 30’ar sorudan 15’ini çözenlerin yüzdelerinin oldukça düşük olduğu görülüyor. Bu öğrencilerin lise öğrenimini tamamladıklarına göre, yapılan seçme sınavı sorularının onlar için oldukça güç oldukları görülüyor. Başarı sıralamasının sağlıklı yapılabilmesi için uygun bir strateji izlendiği söylenebilir.

(3) Gelelim ÖSS’de sıfır puan alan öğrencilerin durumuna: Son 5 yılda yapılan sınav sonuçları, sayıları 26–57 bin arasında değişen öğrenci gruplarının bir tek soruyu bile doğru yanıtlayamadıkları anlaşılıyor. Bu yıl sıfır puan toplayan 29.927 adayın yaklaşık yarısı lise yarısı ise meslek lisesi çıkışlıdır. Fen bilimleri 1. testinde (ilk 9. yıl) adayların yarısından fazlasının (704.712) ve matematik 1. testinde ise 251.324 adayın sıfır puan aldıkları görülüyor.

(4) Sıfır puan adayların illere göre dağılımı önemli bir sorun gibi tartışılmıştır. Oysa, puanı hesaplanamayan aday oranları Ardahan’da yüzde 4.42, İstanbul’da ise yüzde 2.89’dur. Önemli bir fark yok aralarında.

 

FEN EĞİTİMİNDE BAŞARISIZ SINAVLAR

PISA–2006 “Uluslararası Öğrenci Değerlendirme Programı” 15 yaşındaki öğrenciler için üç yılda bir yapılan sınavları kapsar. Bu sınavların ayrıntılı sonuçları 29 Ağustos 2008 günlü CBT dergisinde yayımlandı. Bu programa, (30) OECD ülkesi ile birlikte toplam (57) ülkeden 400.000’in üstünde öğrenci katıldı. Milli Eğitim Bakanlığı bu konuda bir “Ulusal Ön Rapor” hazırladı.

Bu rapora göre PISA–2006 Projesi kapsamında geliştirilen başarı testleri ve anketleri ülkemizde Mayıs 2006’da uygulandı. Bu uygulamaya (7) coğrafya bölgemizden rasgele seçilen 160 okulda toplam 4942 öğrenci katıldı. Türkiye, tüm katılan ülkeler sıralamasında fen bilimlerinde (424) ortalama puanla 44., matematikte 424 puanla 43., okuma becerileri sınavında (447) puanla 37. sırada bulunuyor.

30 OECD ülkesi arasında ise her üç konuda Meksika’nın önünde 29. durumdadır.

PİSA – 2006 sınav sonuçlarını açıklayan kitaplar eğitimde ayrıntılı ve önemli bir doküman olarak dünyaya açıldı. Öğrencilerin değerlendirilmesi, çeşitli düzeylerdeki (108) soruya verdikleri yanıtların incelenmesi ile gerçekleştirildi.

Öğrencilerin aldıkları puanlar ve soruların güçlüğü (6) düzeyde toplanmıştır. Finlandiya, Japonya, Hollanda, İngiltere gibi OECD ülkelerinde en zor soruların yer aldığı 6. ve 5. grup sorularını yanıtlayan önemli bir öğrenci grubu bulunduğu halde, Türkiye’den bu soruları yanıtlayabilen öğrenci sayısı son derece küçüktür. Bu yüksek düzeydeki bilim ve matematik sorularını çözebilecek öğrencileri yetiştiren bir sistemin, bilimsel ilerlemelere katkı sağlayacak ve ileri teknolojik materyali üretecek uzmanların yetişmesine yol açabileceği belirtiliyor.

Türkiye’den katılan büyük öğrenci grubunun başlıca. 1. ve 2. düzeydeki en kolay soruları yanıtlayabildikleri, büyük bir öğrenci grubunun (yüzde 12.9) ise 1.düzey altında yer aldığı saptanmıştır (ÖSS sınavlarında sıfır puan alan öğrenciler). Türkiye’de fen ve matematik eğitiminin niteliksiz olduğu açıkça görülmektedir.

SONUÇLAR

Profesör Eşme’nin yazdığı gibi, “Türkiye’nin en güvenilir kurumları arasında yer alan ÖSYM tarafından yapılan ÖSS, orta öğretimi bitirenler arasından yüksek öğretim programlarına yerleşecek başarılı ve yetenekli öğrencilerin seçilmesini hedefleyen bir sıralama sınavıdır”.

Herşeyden önce öğrenci seçimlerinde iltiması ortadan kaldırmıştır.

Öğrenci tercihlerinde ağırlık taşıyan üniversite, fakülte ve bölüm programlarını kazanan öğrencilerin, hangi seçim sistemi olursa olsun bugün yapılan ÖSS – sınavı ile kazandıkları yerlere yerleşecekleri kuşkusuzdur.

Bu satırların yazarı, harf devriminin yapıldığı 1928 yılında öğretime başlamış ve Ardahan’daki taşmektebin 1.sınııfında okuma ve yazmayı öğrenmiştir. 1936–1939 yıllarında İzmir Lisesi’nde okurken Türkiye’de tüm lise sayısı 25–30 dolaylarında idi. 2004 verilerine göre Türkiye’de 6552 lise bulunuyor. Sayısal olarak büyük bir sıçrama. Yüzyıllar boyunca karanlıkta yaşamış bir ülke için aydınlığa kavuşma yolları açılmıştır. Nitelik bakımından fen eğitimini geliştirmek için duygusal eleştiriler yerine profesyonel öneriler çok daha yararlı olacaktır.


Yorumlar - Yorum Yaz
Hava Durumu
Anlık
Yarın
18° 28° 12°
Saat