Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam40
Toplam Ziyaret407388

Murat Kaymak

ÖSS Faciası – Üniversitenin Kendisi ile Yüzleşme Zamanı

Derin Orhon

Türkiye Bilimler Akademisi Asli Üyesi (orhon@itu.edu.tr)

ÖSS çok ciddi bir eğitim faciasıdır. Yanlış bir zihniyetle yürütülen lise eğitimi tahsilli cahil üretmektedir. Ancak ÖSS, eğitim ortamının dışında, düşünme yeteneğini geliştirmeye imkân bulamamış, ezberci bir öğrenci kitlesi oluşturmaktadır. Üniversite ÖSS sisteminin pasif seyircisi durumunda kalmayı tercih etmektedir.

ÖSS çok vahim bir eğitim faciasıdır. Benzerlerinin aksine, bu facia sonuçları itibarı ile her yıl kendini belli bir tarihte gösterir. Sebep olduğu eğitim tahribatı birkaç gün gündem maddesi olur, yazılır, konuşulur, yakınılır ve bir yıl sonra yeniden hatırlanmak üzere, rafa kaldırılır. Bu yılki ÖSS sonuçlarının ortaya koyduğu tablo, değerli dostum Prof. Celal Şengör’ün de ifade ettiği gibi bir cehalet hastalığıdır (1).

Üstelik bu hastalığın tedavisi de mümkün görünmüyor. Çünkü, Üstat Sakallı Celal’e ait olduğu söylenen “Pes vallahi, bu kadar cehalet ancak tahsille mümkündür…” vecizesini doğrularcasına, bu zihniyetle yürütülmesine razı olduğumuz lise eğitimi tahsilli cahil üretmektedir. Saatlerce bir sınavda oturup tek bir fen sorusunu bile doğru çözememenin başka bir sebebi olamaz.

Sonuçlar açıklandıktan sonra, özellikle yetkililerden ve uzmanlardan gelen “moralleri bozuluyor… Cevap kâğıdına cevapları aktarmıyorlar…” (2) ya da “dört yanlış bir doğruyu götürüyor. Bu uygulamanın kaldırılması gerekiyor” (3) türünden açıklamalar sadece bu vahim sorunun ne kadar hafife alındığını gözler önüne sermektedir.

O halde ÖSS sonuçlarının ortaya koyduğu cehalet tablosunun gerçek yorumu, yani hastalığın doğru teşhisi nasıl olmalıdır? Bu soruya ancak iki tespit ile yaklaşılabilir: (i) ÖSS’yi sadece bir sınav ve o sınavın sonucu olarak yorumlamak aynı ölçüde vahim bir yanılgıdır. ÖSS aslında bir sistemdir ve maalesef bilimsel esaslarla çelişen bu yanlış sistem lise eğitimini yıllar boyu içten kemirerek bütünüyle ortadan kaldırmıştır. (ii) Yıllardır ÖSS buzdağının sadece görünen tepesine – başarısızlara - bakılmaktadır. Asıl sorun ÖSS’de başarısız olanlardan ziyade, sözde başarılı olanların, yani üniversiteye girmeye hak kazanan gençlerimizin maruz bırakıldıkları yetişme ve eğitim boşluğudur.

Sorunu birkaç yönden açıklamaya çalışalım:

(i) Bazı uzmanlara göre “…ÖSS sınavları dünya standartlarının üstünde. Sınav sisteminde bir sorun yok. Esas sorun Milli Eğitim’den gelen çocukların kalitesinde” dir (3). Bu düşünce tarzı bizi bugünlere getiren çok büyük bir yanılgıdır ve gençlerimize çok büyük bir haksızlıktır. Sorun lise öğretimindeki perişan durumun çok ötesindedir. Konuya açıklık getirmek için şu soruyu birlikte cevaplayalım: Bir öğrenci, çok iyi bir lisede de okusa, özel dershaneye gitmeden ve/veya özel ders almadan ÖSS de başarılı olabilir mi? Doğru cevap, istisnalar dışında, çok açık biçimde “hayır” dır. O halde ÖSS sistemi öğrencileri başarılı olmak için lise eğitimini dışlamaya yönlendirmektedir.

(ii) Lise eğitiminden esasta ne beklenir: Öğrencileri değişik konularda bilgilendirmek; bir kültür tabanı oluşturmak; onları ilgi duyacakları alanlara yönlendirmek; konuların dayandıkları bilimsel esasları ortaya koymak; öğrenmeyi sevdirmek ve belki de en önemlisi, düşünebilme, araştırma, irdeleme ve bu yollarla problem çözme kabiliyetini aşılamak. Peki, ÖSS’ye hazırlık ne yapmaktadır? Öğrencileri bütün bu temel eğitim ilkelerinden uzaklaştırarak, düşünmemeye ve ezbere soru çözmeye alıştırmaktadır. Birlikte düşünelim: Bir fizik sorusunun birkaç saniye içinde kalıplar halinde çözülmesini ödüllendirmek akılcı bir yaklaşım mıdır? Daha kötüsü, bu şekilde yetişen bir öğrenci fizikçi olabilir mi? ÖSS sistemi bu kaygıları göz ardı etmektedir.

(iii) ÖSS sistemi içinde, lise çağındaki öğrenciler kişiliklerinin gelişmesinde önemli etki yapabilecek hiçbir faaliyete zaman ayıramıyor. Daha doğrusu başarı bunu gerektirmekte. ÖSS birincisi bir öğrencinin tüm hazırlık döneminde hiç kitap okumadığını bir övünme vesilesi yaptığını hala üzüntü ile hatırlarım.

(iv) ÖSS çok önemli bir fırsat eşitsizliği yaratmaktadır. ÖSS’nin yarattığı ve ayakta tuttuğu özel dershane ve/veya ders endüstrisine para ayıramayan öğrencilerin sınav kazanmaları mümkün olmamakta ve dolayısıyla parasız olduğu iddia edilen ve savunulan üniversite eğitimi çoğunlukla lise eğitimi dışında hazırlığa maddi imkân ayırabilenlerin tekelinde kalmaktadır.

Yazının başlığında değinildiği gibi, üniversite ÖSS sorununun neresindedir? Dışındadır. Birçok benzer temel sorunda olduğu gibi suskun kalmakta ve kabullenmektedir. Oysa varlığının temel nedeni olarak, alacağı öğrencilerin eğitim kalitesi konusunda üniversitenin beklenti ve koşulları olması gerekir. Üniversite, eğitim vizyon ve misyonu itibarı ile, seçtiği alanda temel bilgileri hazmetmiş, araştırma ve problem çözme yeteneği olan, eleştirel düşünce mekanizması gelişmiş, takım çalışması yapabilen öğrencileri seçebilmek için yarışmalıdır.

Dikkatle okunması gereken çok önemli bir raporda belirtildiği gibi (4), öğrenci seçebilme özgürlüğü üniversitenin kurumsal özekliğinin en belirgin göstergelerinden biridir. Oysa üniversite ne öğrencisini seçebilmekte ne de eğitim kalitesinde etkili olabilmektedir. Bu raporda belirtildiği gibi “üniversite ÖSS giriş sisteminin pasif seyircisi durumundadır”. ÖSS’nin getirdiği ezberci öğrenci kitlesinin eksiklikleri ancak bazı gelişmiş üniversitelerde giderilmeye çalışılmakta, bu şekilde üniversite eğitiminin önemli bir bölümü “rehabilitasyon”a harcanmaktadır (4).

Ne tuhaftır ki eğitim sürecindeki gençler ve çocuklarına üniversite eğitimi sağlayabilmek üzere çırpınan milyonlarca aile bu sistemi kabullenmiş durumdadır. Ancak üniversitenin bu kesime karşı sorumluluklarını hatırlaması ve kendisi ile yüzleşmesi zamanı çoktan gelmiştir.

1 Şengör, C. İki Korkunç Haber ve Geleceğimiz, CBT, sayı 1166, 24.07.2009.

2 Vatan Gazetesi, sahife 16, 13 Temmuz, 2009

3 Vatan Gazetesi, sahife 15, 14 Temmuz, 2009

4 Ergüder, Ü. v.d. (2009) Neden bir Yüksek Öğretim Vizyonu. İstanbul Politikalar Merkezi, Sabancı Üniversitesi, İstanbul.


Yorumlar - Yorum Yaz
Hava Durumu
Anlık
Yarın
6° 1°
Saat