Murat Kaymak

Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam43
Toplam Ziyaret393891

Orhan Bursalı/Harp Okulları

YÖK'ün, Meclis'in af yasasına dayanarak, TSK Okullarından ve Polis Akademisi'nden ayrılan, çıkartılan veya atılan 800 kadar genci üniversitelere tepeden inme yerleştirmesi üzerine yazı şüphesiz çok yönlü tepkilere neden oldu. Önce yazıdaki bir iddiayı düzeltmem gerek:

Yazıda "800 başarısız" ve "TSK okullarında okuyamayacak durumda oldukları için ilişkileri kesilmiş" iddiaları, bilgi eksikliğinden kaynaklanan kastını aşan ifadelerdi. Zaten bu öğrencilerden gelen tepkilerin büyük çoğunluğu da bu dikkatsiz sözcüklere yönelikti. Gökçe Dede, "Yasanın yanlış olduğunun ve sizin duyarlığınızın farkındayız, ama bu, ‘başarısız' sıfatını yakıştırmanızı gerektirmez" diyor; haklıdır!

Pek çoğu da, bu anlatım yanlışlığını ileri sürerek, bu yasanın nasıl hakları olduğunu savunuyor!

Bir de "kim bunlar" diye sormuştum! Buradan da, "bize irticacı dedin" anlamını çıkardılar. Halbuki, "kim bunlar", bir merak sorusuydu!

***

Bu yazıya, tarif edilen öğrencilerden 60 kadarı yanıt verdi. Bunların kimler olduğunu öğrendik.

a) Kendi istekleriyle harp okullarından ayrılanlar,

b) Gerekli başarıyı gösteremedikleri için ilişkisi kesilenler,

c) Disiplin suçlarında "puan kontenjanını" doldurdukları için okullardan çıkartılanlar..

d) Bazı öğrenciler "siyasi-irticai" nedenlerden dolayı atılan olmadığını, bazıları ise varsa bile bunların sayısının çok az olduğunu belirtiyor. Şüphesiz Harp Okulları Komutanlığı bunu en iyi bilebilir.

e) Yazımda "siyasi nedenlerle atıldılar" iddiası olmadığı halde, bazı haber sitelerinde ve bazı gençlik örgütü bildirilerinde bu öğrencilerin "irticai" faaliyetlerde bulunduğunun yazılması, şüphesiz haksızlıktır.

f) Öğrencilerin büyük çoğunluğu kendilerini "Atatürkçü, laik" olarak tanımlıyor. Ancak gelen az sayıdaki tepkiden anlaşılıyor ki, bazılarının ayrılması veya atılması da TSK'nin yararına olmuş!

g) ÖSS ile ODTÜ Fizik'e giren Ergi Dönerçark'ın kendi çevresinde yaptığı araştırmaya göre, 42 "atılan-ayrılan" öğrenci, ÖSS sınavından aldıkları puanlarla, Cerrahpaşa Tıp dahil iyi sayılabilecek yerlere yerleştirilmişler.

h) Şüphesiz ÖSS sınavlarında hepsinin başarı gösterdiğini söylemek için elde veri olması gerek! Ancak Harp Okulları'nda iyi bir eğitim aldıkları söylenebilir.

***

Bazı ayrılan/atılan öğrenciler konunun diğer yönlerine dikkat çektiler ki Harp Okulları açısından belki de esas üzerinde durulması gereken noktalar bunlar.

Örneğin Seçkin Erkut diyor ki, "Yazınızda doğru noktalara değinmişsiniz. Ben de piyangodan üniversiteye yerleştirilmenin mantıksız olduğunu düşünüyorum. Fakat yazınız çok önyargılı ve genelleyici olmuş.. Subaylığın tatmin edici bir meslek olmadığını düşündüm ve okuldan ayrıldım. Şu an TSK okullarında okuyan ya da okumak isteyen kişilerin yüzde 95'i ailevi durumu iyi olmadığı için ya da iş garantisi olduğu için okumakta. Çoğu, kurumuna gönül bağıyla bağlı değil ve sürekli şikâyetçi. Örneğin Kara Harp Okulu'ndan yaklaşık 150 kişi kendi isteğiyle ayrıldı. Bir de ayrılmak isteyip yüklü tazminat nedeniyle ayrılamayanlar var..."

Erkut'un saptamaları ne kadar gerçeğe yakın, bilemem. Yüzde 95 gibi savlar verilere dayanmalı! İnsanın kendi çevresindeki izlenimlerle, ayrılan-atılanların nedenleri üzerinde kapsamlı araştırma, epey farklı sonuçlar doğurabilir! Askerlik-subaylık zor bir "zenaat".

***

TSK, büyük bir kitle içinden öğrencileri alıyor. Hepsi seçme. TSK, sert disiplin kuralları ile öğrencileri askerlik mesleğine alıştırıyor. Ayrıca derste başarıyı gözetiyor. Disiplinsizlik ve başarısızlık ilişki kesme nedeni. TSK bir yandan da öğrencileri "okullarda-askerlik mesleğinde tutmak" için yüksek tazminatlar koymuş. Ayrılanlara 50-70 bin TL'lik "masraf faturası" kesiliyor! Bu, baştan bilinen bir olgu. Ancak anayasal geçerliliği de tartışma konusu yapılıyor.

Ayrılanlar bu faturayı ödemeyi göze alıyor, bazıları da mahkemeye başvuruyor. Zengin aile çocuklarından subay isteyen pek çıkmayacağı için, bu faturaya rağmen ayrılmaların yüksek olması, bir şeylerin tartışılmasını gerekli kılıyor.

Sivil hayat, eskisi gibi "sınırlı boyutlu" değil. İnsana sunduğu yüzlerce, binlerce çalışma olasılığı, değişen sosyal ilişkiler, anlayış farklılıkları vb., yetişkinliğe erişen öğrencileri, subay çıkma seçeneğini gözden geçirmeye zorluyor.

Burada sorular var: Harp Okulları'nda öğrencilerin hissiyatı, Erkut'un dediği gibi mi? "Fatura" bugün ortadan kaldırılsa, ayrılanların oranı ne olur? Hiç ayrılma isteği duymayanların oranı nedir? Eğer burada gerçekten sorunlar varsa, TSK, belki de "eğitim modeli"ni yeniden gözden geçirmeli...

Önemli olan, gençlerin isteyerek, keyifle subay olmalarıdır!

Eğer zorlayıcı nedenler esas etkense, kalitede büyük bir düşme ve subaylıkta önemli sorunlar olur....

obursali@cumhuriyet.com.tr


Yorumlar - Yorum Yaz
Hava Durumu
Anlık
Yarın
18° 28° 12°
Saat