Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam256
Toplam Ziyaret408020

Murat Kaymak

Baltacıoğlu:Türk pedagojisinin babasıydı

ARSLAN KAYNARDAĞ

Devrimci eğitim, devletin kurumlarını laikleştirmelidir' diyen İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, Atatürk'e hayranlık derecesinde bağlıydı. Eğitimci Fay Kirby'ye göre o, Batı eğitim düşüncesindeki yanlışları görmüş, pedagojik ve sosyolojik yönden eleştirmişti. Türk pedagojisinin babası olduğu gibi, uluslararası bir pedagoji düşünürü olarak da tanınmaya hak kazanmıştı.

İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu 'nun eğitim, pedagoji ve düşünce tarihimizde önemli yeri vardır. Özgün düşünceleri, önerdiği eğitim düzeni, eleştirileri ve görevlerindeki çalışmalarıyla etkili olmuştur.

1886'da İstanbul'da doğdu. Lise öğrenimine 1899'da başladı. Anılarından öğrendiğimize göre, lisede iken, J. J. Rousseau 'nun Emile 'ini bir arkadaşından alarak okumuştu. Bu kitaptan ve yazarından çok etkilendi. Sonraki yıllarında, H. Bergson 'un sezgici felsefesinden, E. Durkheim 'ın toplumbilim anlayışından da etkilenecekse de çok önem verdiği ''karakter sahibi kişilik'' ilkesinin temelini Rousseau'nun ''doğal insan'' görüşü belirleyecektir.

Maarif Nezareti (Eğitim Bakanlığı) tarafından 1910 yılında Avrupa'ya gönderildi. Fransa, İngiltere, Belçika gibi ülkelere gitti. Daha çok Paris'te kaldı. Gittiği ülkelerin okullarını inceledi, eğitimcileriyle tanıştı. Pedagojide yalnız aklın değil, duyumların, onlardan kaynaklanan sezgiciliğin de etkin olması gerektiğini, ayrıca toplumbilimden yararlanılmasını düşünmeye başladı.

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Eğitim Kürsüsü'nde ilk hoca odur. O sırada İlahiyat Fakültesi'nde ''estetik'' dersi de veriyordu. Üniversitede çok önemli bir girişimde bulunarak eğitim müzesi kurdu. (1)

Verdiği derslerde J. J. Rousseau'yu anlatmaya özen göstermekteydi.

Jean Jacques Rousseau ve Terbiye Felsefesi adındaki kitabını 1931'de yayımladı. Çalışmaları Fransa'da da büyük ilgi çektiği için Rousseau Derneği yönetim kuruluna üye seçildi.

1923'te üniversite rektörlüğüne getirildi. Üniversitenin elverişsiz Zeynep Hanım Konağı'ndan Beyazıt'taki merkez binaya taşınmasını sağladı.

1933'te Üniversite Reformu yapıldığı sırada uydurma birtakım nedenlerle görevine son verildi. Bu durumdan sarsıldı ama yıkılmadı. Yeni Adam dergisini yayımlamaya başladı. Ahmet Hamdi Tanpınar, Nurullah Ataç gibi yazar dostları onu desteklediler.

Yeni bir toplum kuruluyordu, bu toplumda yeni insanlar, yeni kişilikler meydana getirilecekti, bunların oluşumuna katkıda bulunulmalıydı. Yeni Adam işte bunu yapacaktı.

Dergi 1 Ocak 1934'te yayımlandı. Baltacıoğlu'nun üniversitedeki görevini bu dergide sürdürdüğünü söylemek yanlış olmaz. Yeni Adam, Cumhuriyet'in düşünür ve yazarlarının da katkısıyla çok geçmeden bir halk okulu, bir halk üniversitesi durumuna gelmişti.(2) Dergi yeni kuşakların Cumhuriyet ve özgürlük bilinci kazanmasında çok etkili oldu.

Atatürk'le üç kez görüşmüş

Atatürk 'e hayranlık derecesinde bağlıydı Baltacıoğlu, onun için yazdığı kitabı 1973'te yayımladı. (3) Kitapta kendisiyle üç kez görüştüğünü söylüyor. İlk görüşmesi, 1924'te İzmir'e bir üniversite heyetiyle gidişinde olmuştu. Bu görüşmede Ataürk, eğitimle ilgili sorular sordu Baltacıoğlu'na. Bir soru şu idi: ''Eğitim ulusal mı olmalı, yoksa dinsel mi olmalı?''

Bu soruyu şöyle yanıtladı: ''Devlet okullarda dini öğretmek zorunda değildir. Onun eğitiminin özelliği ancak laik olabilir. Devrimci eğitim, devletin kurumlarını laikleştirmelidir.''

O gün Atatürk'e 1908'de gençler arasında yaptığı anketten de söz etti. Bu ankette gençlerin ''laik'' eğilimi açıkça belli oluyordu.

Konuşma böyle sürüp giderken şunları da söyledi Atatürk'e:

''Uzun yılların softalık ve bağnazlık ağacı henüz yıkılmamıştır. Dalları, budakları kesilip atılmıştır ama iri kökleri toprağın altında durmaktadır. Ağaç bir gün yeniden filiz verebilir, eskisinden daha çok gürbüzleşebilir. Bu tehlikeyi düşünerek kökleri de söküp atmak gerekecektir.''(4)

Seksen kitabı yayımlandı

 

Meşrutiyet ve Cumhuriyet'in eğitim ve kültür tarihiyle ilgili çalışmaları, özgün düşünce ve tezleri olan İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu'nun yaklaşık seksen kitabı yayımlanmıştır. (5) Onun kişiliği ve felsefesi üzerine ise çeşitli yazar ve araştırmacıların 189 yazı yayımladığı anlaşılmaktadır. (6)

Eğitimci Fay Kirby, Türkiye'de Köy Enstitüleri adıyla yayımlanan doktora tezinde onun için şunları söylüyor:

''Baltacıoğlu, Batı eğitim düşüncesindeki yanlışları görmüş, pedagojik ve sosyolojik yönden eleştirmiştir. O, Türk pedagojisinin babası olduğu gibi, uluslararası bir pedagoji düşünürü olarak da tanınmaya hak kazanmıştır.'' (7)

 

Düşünce tarihimizdeki yeri önemli

 

Bu değerli eğitimci düşünürümüz 1978'de Ankara'da öldü, onu kaybedeli yirmi beş yıl oluyor. Ayrıntılarıyla yazdığı anıları, eğitim ve kültür tarihimizi olduğu gibi, toplumsal tarihimizi de aydınlatacak bilgileri içermektedir. Önce Yeni Adam 'da yayımlanan bu anılar sonra kitap haline getirildi. (8)

Hizmetleriyle, kitapları, dergi ve yazılarıyla eğitim ve düşünce tarihimizde yeri olan bu değerli eğitimcimizi ölümünün yirmi beşinci yılında saygı ile anıyoruz.

 

(1) Bu müze sonra ne oldu bilinmiyor.

(2) Oğlu Tuna Baltacıoğlu Yeni Adam dergisi için ayrıntılı bir inceleme yaptı. Bu inceleme 1998'de kitap olarak yayımlandı: Yeni Adam Günleri (Yapı Kredi Y., İstanbul).

(3) Cumhuriyet'in 50. yılında Erzurum Atatürk Üniversitesi yayımladı: Atatürk, Yetişmesi, Kişiliği, Devrimleri, 1973.

(4) A.g.y.

(5) Necmettin Tozlu , Doç. Dr. İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu'nun Eğitim Sistemi Üzerine Bir Araştırma, 1989, İstanbul (M.E.B. Yayınları)

(6) A.g.y.

(7) Fay Kirby, Türkiye'de Köy Enstitüleri, Ankara 1962, İmece Yayınları, s. 22.

(8) İsmayıl Hakkı Baltacıoğlu, Hayatım, İstanbul 1998 (Baltacıoğlu, adını İsmayıl Hakkı olarak yazıyordu.)

Hava Durumu
Anlık
Yarın
11° 0°
Saat