Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam40
Toplam Ziyaret407388

Murat Kaymak

Felsefe Grubu Öğretmeninin Yetişimi

Felsefe Grubu Öğretmeninin Yetişimi

Öğretmen yetiştirme konusu, eğitim-öğretim dünyamızın, ülkemizin en önemli gündem maddelerinden birini oluşturuyor. Konu; başta, öğretmenleri işlendiren (istihdam eden) Milli Eğitim Bakanlığını (Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü), öğretmenleri yetiştirmede birincil düzeyde önemi ve kamusal sorumluluğu olan Yükseköğretim Kurulu'nu ve bağlı kurumları olarak yükseköğretim kurumlarını, öğretmenlerin bizzat kendisini, ortaöğretim kurumlarını, kısacası tüm paydaşları ilgilendirmektedir. Prof. Dr. Betül Çotuksöken, Maltepe Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Fen-Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü Başkanı, betulc@maltepe.edu.tr

Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu yetkilileri, salt pedagojik formasyonun iyi bir öğretmenlik için yeterli olamayacağını, alan bilgisinin son derece önemli olduğunu dikkate alarak, tüm bu yeterliliklere sahip olan üniversitelerden ancak Felsefe Grubu Öğretmeninin yetişmesine olanak tanımalıdır. Sadece böyle bir örgütlenmesi olan üniversiteler, bilgiye dayalı, aklın kamusal kullanımına dayalı akademik özgürlük ve özerklik kavrayışıyla, söz konusu öğretmen adaylarını yetiştirmeye talip olmalı.

Öğretmen yetişimi, ayrıca Bologna Süreci bağlamında genel yeterlilikler çerçevesi (TYUYÇ, Türkiye Yükseköğretim Ulusal Yeterlilikler Çerçevesi; Mesleki Yeterlilikler Çerçevesi) açısından da önem taşımaktadır. Bu yazı çerçevesinde konu, Felsefe Grubu Öğretmenliği bağlamında ele alınacak.

Yaklaşık on yıl öncesine kadar, "Felsefe Grubu" adı altında toplanan derslerin eğitimini/öğretimini üstlenecek olan öğretmenler bu yeterliliklerini, dört yıllık lisans öğrenimi sırasında elde ediyorlardı. Alışılagelmiş adı "pedagojik formasyon" olan bu öğrenimi lisans yıllarında almış olan Edebiyat Fakültesi, Fen-Edebiyat Fakültesi, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Felsefe Bölümü ve/veya Sosyoloji Bölümü mezunları, alan bilgisine ilişkin yeterli eğitimi aldıklarını belgeledikleri takdirde, Bakanlıkça Felsefe Grubu Öğretmeni unvanıyla ortaöğretim kurumlarına atanıyorlardı.

Yaklaşık son on yıldan beri, belki de öğretmenlerin yeterliliklerini de daha üst düzeye çıkarmak amacıyla, eğitim fakülteleri mezunlarına bir ayrıcalık tanınarak, bu kurumlardan mezun olanlara işlendirmede birinci sırada yer verildi ve yukarıda adları genel olarak sıralanan, genellikle alan bilgisi bakımından bir derece de olsa daha iyi durumda olan edebiyat ve/veya fen-edebiyat fakülteleri mezunlarının Felsefe Grubu Öğretmeni olma koşulu, sosyal bilimler enstitüleriyle eğitim fakültelerinin ve alan bilgisini veren edebiyat ve/veya fen-edebiyat fakültelerinin birlikte düzenledikleri "Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Felsefe Grubu Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans Programı"ndan mezun olmalarına bağlandı. Bu programların içerdiği derslerin adları ve kredileri de Yükseköğretim Kurulu'nca belirlendi. Bu uygulama yürürlükte.

Çok yakın bir tarihte (07.07.2009) alınan yerinde bir kararla, söz konusu eğitim, yeniden lisans yıllarına çekildi. Ancak hangi üniversitelerin bu konuda yetkilendirileceği tam olarak aydınlığa kavuşmuş değil. Bu nedenle de bu süreçte konu ayrıntılı olarak tartışılmalı, konuya yıllarını vermiş deneyimli kişilerin görüşleri dikkate alınmalı.

Fakültelerin adlarına (edebiyat fakülteleri, fen-edebiyat fakülteleri, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi vb.) ve bölüm/program olarak örgütlenişlerine bakıldığında, ülkemizde bu fakültelere bağlı Felsefe Bölümü, Psikoloji Bölümü, Sosyoloji Bölümü şeklinde klasik, yerleşik bir örgütlenmenin olduğu görülmektedir. Ancak her üç bölüm her üniversitede de mevcut değildir. Herhangi bir üniversite eğer "Felsefe Grubu Öğretmeni" yetiştirecekse, yapılanışında mutlaka her üç bölüm de olmalıdır. Ama durum böyle değil. Başka bir deyişle, bu üç bölüm ve aynı adla açtıkları öğretim programları, bir felsefe grubu öğretmeninin yetişimi için olmazsa olmazları içermektedir.

Bakanlıkça alınan karar doğrultusunda, bir Felsefe Bölümü lisans öğrencisinin Felsefe Grubu Öğretmeni olabilmesi için, pedagojik formasyonun dışında, en az 16 kredi saat Psikoloji, 16 kredi saat Sosyoloji; bir Sosyoloji Bölümü öğrencisinin de 16 kredi saat Felsefe, 8 kredi saat Mantık, 16 kredi saat Psikoloji dersi alması gerekmekte. Öyleyse bu alanlardaki sağlıklı bir yetişimin, üniversitenin konuyla ilgili üç bölümünün/programının olmasıyla yakından ilgili olduğu açıktır. Felsefe Grubu Öğretmenliğiyle ilgili fakültelerin durumuna bakıldığında, şu anda ülkemizde, örgütlenişinde eğitim fakültelerinde felsefe grubu öğretmenliği programı olan üç üniversite (Atatürk Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Gazi Üniversitesi) dışında sadece 13 üniversitede adı geçen üç bölüm/program yer almaktadır. Konu, pedagojik formasyondan dolayı eğitim fakültelerini de ilgilendirdiği için, bu ölçütle bağlantılı olarak, "Felsefe Grubu Öğretmeni"ni yetiştirecek yeterlilikteki üniversitelerin sayısının daha da azalacağı açıktır. Bu sayı söz konusu ölçüte göre 10'a inmektedir. Eğer gerçekten nitelikli bir eğitim bekleniyorsa, Felsefe Grubu Öğretmeni yetiştirme hakkı örgütlenişinde Felsefe Bölümü, Psikoloji Bölümü, Sosyoloji Bölümü olan ve aynı zamanda Eğitim Fakültesi de olan üniversitelere verilmelidir.

Deneyimler; halen içinde bulunduğumuz durumda, her üç bölümü/programı olmayan üniversitelerden gelen Felsefe Grubu Öğretmeni adaylarının, alan bilgisi bakımından son derece zayıf olduklarını göstermekte. Yine bilindiği gibi, felsefe grubu derslerinin içinde zorunlu olan tek ders felsefe dersidir. Ancak bu dersin mevcut öğretmenlerinin ve öğretmen adaylarının üçte ikisi sosyoloji bölümlerinden mezundur. Bu mezunların bir bölümünün mezun oldukları üniversitelerde felsefe bölümü/programı ve/veya psikoloji bölümü/programı yoktur. Dolayısıyla, bir bölümü Felsefe Grubu Öğretmeni adayı olan bu öğrencilerin felsefe ve/veya psikolojiye, mantığa ilişkin alan bilgilerini, çoğun asıl uzmanlarından alma şansları da yoktur.

Öyleyse, Felsefe Grubu Öğretmeni yetiştirme olanağı, yapılanışında her üç bölümü/programı ve yukarıda belirtildiği gibi, eğitim fakültesi de olan üniversitelere verilmelidir. Söz bu noktaya gelmişken bir kez daha dikkat çekmekte yarar var: Tüm alanlarda ortaöğretim (lise) öğretmeni yetiştirme işi edebiyat fakültelerine, fen-edebiyat fakültelerine, Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesine vb. bırakılmalı; eğitim fakülteleri sadece okul öncesi ve ilköğretim öğretmeni yetiştirmelidir. Öte yandan, bir üniversitenin fakülteleri arasındaki işbirliği son derece önemlidir ve günümüzde hiçbir fakültenin salt kendi sınırları içinde eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetlerini yürütmesi mümkün değildir; böyle bir lüksü de yoktur. Üniversiteler artık işgücü piyasasının, mezunları işlendiren tüm kurumların, eğitim-öğretim işleriyle ilgisi içinde tüm paydaşların ussal gerekçelere, aklın kamusal kullanımına dayalı önerilerini, isteklerini göz önünde bulundurmak zorunda.


Yorumlar - Yorum Yaz
Hava Durumu
Anlık
Yarın
6° 1°
Saat