Üyelik Girişi
Kategoriler
Videolar
Site Haritası
Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam54
Toplam Ziyaret407183

Murat Kaymak

İnsan Yetiştirmek...

ÖZTİN AKGÜÇ

Şu görüşü savunmaya veya aktarmaya çalışıyorum. Ülkelerin gerçek varlığı, gerçek zenginliği insandır.Ne kıymetli madenler ne de doğal kaynaklar, gerçek zenginliktir. Gerçek zenginlik nitelikli insanlara sahip olmaktır. Zaman zaman bazı yazarlardan, filozoflardan, bilim adamlarından, ekonomistlerden alıntılar yaparız. İfade etmeye çalıştığımız düşünce ve görüşleri özlü, anlamlı, veciz şekilde açıkladıkları için.

Savunmaya çalıştığım görüşü Victor Hugo, Bir ulusun büyüklüğü, nüfusunun çokluğu ile değil, akıllı ve erdemli kişilerin sayısı ile belli olurtümcesiyle çok daha açık bir şekilde ifade etmiştir. Peki erdem nedir? Bu bağlamda da öze yönelik alıntılar yapayım.

Montesquieu erdemi,Toplum çıkarını kişisel çıkarın üstünde tutmaktırşeklinde tanımlamıştır. Konfüçyüs‘e göre de en büyük erdem, İnsanın iyiliğe doğru çaba göstermesi, vicdanının sesini dinlemesidir. İnsanın vicdanının sesini dinleyebilmesi, doğru bildiğini yapabilmesi, bu uğurda savaşım verebilmesi için de yürekli, cesur olması gerekir.

İnsan yetiştirmenin önemi konusunda bir Çin özdeyişini de sık sık yineleriz.Planın, hedefin bir yıllık ise pirinç ek; on yıllık ise ağaç dik, yüz yıllık ise insan yetiştir.Sanıyorum bu Çin özdeyişi Mao Zedung (Çetung) döneminde Çin’de yaşama geçirilmeye çalışıldı. Bugün Çin’in ekonomik ve dolayısıyla politik gücünün ardında insan yetiştirme politikasının önemli katkısı olduğu yadsınamaz.

İnsan yetiştireceğiz; kitleleri yürekli, bilgili, etik değerlere saygılı, vicdanının sesini dinleyen, bu uğurda savaşım veren, toplumun çıkarını kendi kişisel çıkarları üstünde tutan kişilere dönüştüreceğiz.

Peki, nasıl başaracağız.

Türkiye’nin başarımı, sorunlarının çözümü bu sorunun yanıtında yatıyor.

İnsan yetiştirme, kuşkusuz eğitimin ana amacadır. Ancak ülkede işsizlik, yoksulluk, yolsuzluk, itilmişlik, dördüncü sınıf bir ülke konumundan kurtulamama gibi sorunlar, eğitim sistemimizin yetersizliğini, eksikliklerini ortaya koyuyor. Sade derslik yapmakla, şeklen eğitim yapmış gibi görünmekle işler yerine getirilemiyor. Program, müfredat ve eğitmen kalitesi, bu bağlamda daha önemli ve belirleyici oluyor.

Geniş anlamda eğitime medyanın katkısı beklenir, hatta gerekir. Medyanın öğretici, eğitici bir yönü ve işlevi de olmalıdır. Bizde ise gerek yazılı, gerek görsel medya aydınlatma bir yana, genelde değer yargılarını daha da çarpıtmaya, kitleleri yanlış yönlendirmeye, belli iç ve dış odakların çıkarlarını korumaya yöneliyor. Programlar, yayınlar giderek kalitesizleşiyor, arada bir onurlu, bilgili bir ses duyulsa, bir süre sonra o ses de kısılmaya, susturulmaya çalışılıyor. Görüşleri, kaliteleri, kişilikleri belli olanlara, köşeler açılıyor, TV programlarında rol veriliyor. Amaç toplumu bilgilendirme, aydınlatma değil, karartma. Onurlu, bilgili, erdemli sesler, kalemlerse topluma örnek olur, kalitesizlik daha da dikkati çeker, belirginleşir kaygısı ile silinmeye çalışılıyor. Hem insan yetiştirmede pek başarılı değiliz hem de yetişenleri de bir şekilde yok etmekte deneyimliyiz.

Açık söylemek gerekirse bir vatandaş olarak emperyalizmi, onların sesyayarlarını, din tacirlerini, iktidar yalakası yazar ve sözcüleri, belli TV kanallarını işgal eden kadrolu yorumcuları, halk avcısı politikacıları, bilimi şarlatanlığa dönüştürenleri, erdemli insan yetiştirmenin engelleri, kemirgenleri olarak görüyorum. İnsanımız kaliteli bir yaşama ulaştıkça, bu tiplerin sahneden silinecekleri, toplumdaki yerlerini yitirecekleri kuşkusuzdur. Kendi çıkarları için toplumu karartmaya çalışanların gerçek kimliklerini ortaya koymak gerekir. İnsan yetiştirmenin engelleri ile savaşım, başarı için atılacak ilk adımdır.

13.12.2009/Cumhuriyet

Hava Durumu
Anlık
Yarın
5° 2°
Saat