ANASAYFA   Hakkımda   FORUM   DOSYALAR   FOTO GALERİ   MESAJ PANOSU   İLETİŞİM
Üye Girişi
Kategoriler
 
 Atatürk ve Eğitim
 Sosyoloji
 Yazılarım
 Güncel (44)
 Psikoloji ve Rehberlik (51)
 Doğan Kuban Yazıları
 Felsefe
 Yüksek Öğretim
 Çocuk Eğitimi
 Yetişkin Eğitimi
 Fen Bilimleri
 Eğitim Psikolojisi
 Eğitim Ekonomisi
 Mesleki Eğitim
 Eğitim Hukuku
 Eğitim Tarihi
 Eğitim Politikası
 Eğitim Yönetimi
 Eğitim Teknolojisi
 Ölçme Değerlendirme
 Din Eğitimi
Linkler
 
 Eleştirel Pedagoji Dergisi
 Kamudan
 Sobil Yayınevi
 İdea Yayınevi
 Yalova
 Öğretmenler Sitesi
 Sosyoloji Mezunları Derneği
 Sosyoloji Öğrencileri
 Sosyoloji Derneği
 Habercek
“Çocukların Kültürel Etkinlikleri”

“Çocukların Kültürel Etkinlikleri”

Çocuk ve çocukluğun ne olduğu üzerine artan ilgi yayın dünyasında da karşılığını buluyor.

Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesi öğretim üyelerinden Tülin Şener’in “Çocukların Kültürel Etkinlikleri başlıklı çalışması Kasım ayı içerisinde okuyucuya ulaşan konuyla ilgili yeni yayınlardan sadece biri.

Şener’in çalışması, çocukların “hangi etkinlikleri sevip sevmedikleri, bu etkinliklere uygun ortamlar bulup bulamadıkları, yeterli zamanlarının olup olmadığı” gibi çok sayıda soruya yanıtlar içeriyor. Daha da önemlisi kültürün özel biçimi olarak bir çocuk kültüründen bahsedip edemeyeceğimiz gibi daha kapsamlı bir soruna yanıt veriyor. F. Mouritsen’e dayanarak yaptığı tanımda yazar, çocuk kültürünü “çocukların günlük yaşamlarında gerçekleştirdikleri etkinliklerin tümü olarak” tanımlıyor. Kuşkusuz bu tanım “çocukların kendi yarattıkları”, onlara “sunulan” yada “birlikte yapılan” etkinlikleri kapsıyor. Çalışmasında ise büyük ölçüde çocukların kendi yarattıkları etkinliklere odaklanmakla birlikte, onlar için üretilenleri de dikkate alıyor.

Çocuk ve çocukluk üzerine uzunca bir zamandır “gelişim psikolojisi” odaklı yayınların fazlalılığı dikkat çekmekteydi. Bu tür yayınların çocuğu, salt biyolojik varlığa indirgenmek gibi bir yaklaşımı da içerdiği görülmekte idi. Şener’in çalışması bu yaklaşımın tersine çocuk ve çocukluk üzerinde sosyo-kültürel yapının belirleyiciliğine vurgu yapıyor. Kitapta yer verilen alan araştırmasının bulguları da gösteriyor ki sosyo-kültürel yapı, çocukların “etkinliklerinin sayılarını”, “gerçekleştirme sıklıklarını” belirlemektedir. Bu durum “çocuğu içinde bulunduğu bağlamla birlikte ele alma zorunluluğunu” beraberinde getiriyor. Vygotsky’nin geçen yüzün yılın birici çeyreğinde ortaya koyduğu bu gerçek bir kez daha kanıtlanıyor. Şener’in elimizdeki çalışması çocuğu kültürel bağlamı içinde ele alan bildiğim kadarıyla ülkemizdeki ilk alan çalışması oluyor. Dolayısıyla da bu özelliğiyle ayrı bir öneme sahip.

Bir çocuk kültüründen bahsedebildiğimize göre çocuklar ne kadar kendileri olabilmektedirler? Kendi aralarında yarattıkları etkinlikler, gerçekten sadece kendilerine mi ait?

Bu çalışma bize gösteriyor ki, çocuklar giderek artan ve yetişkinlerce belirlenen bir tüketim pazarının içinde kendilerini var edebiliyorlar. Yazarın kendi ifadesiyle söylersek, “çocukların kendi kültürü, bir bakıma yetişkinlerin çocuklar için yarattığı kültürün yansıması olarak ortaya çıkıyor.”

Çalışma dört bölümden oluşuyor. Birinci bölümde yazar, “çocuk kültürü” kavramını tanımlamaya çalışıyor. Çocuk kültürü üzerine farklı yaklaşımlara, tanımlara değiniyor, çalışmanın teorik çerçevesini kuruyor.

Çalışmanın ikinci bölümü, yazarın doktora çalışmasında yer alan “alan araştırmasını” bir özetini içeriyor. İlköğretim 4 ve 5. sınıf öğrencileri üzerine Ankara’nın farklı sosyal ekonomik düzeylere sahip semtlerindeki okullarda 240 öğrenci ile yapılan anket çalışması ile 18 öğrenciyle yapılan derinliğine görüşmenin sonuçları yer alıyor.

Üçüncü ve dördüncü bölüm bir değerlendirme, sonuç ve önerilerden oluşuyor.

Eğitimciler açısından bu çalışmayı önemli kılan nedenlerden biri çocukların gelişimleri açısından hangi etkinliklerin, hangi ortamlarda kendilerini ifade etmeyi sağlayabileceği, hangi ortamların dezavantajlı olabileceği gerçeğini önceden bilmenin yararlarını ortaya koymuş olmasıdır.

Her ne kadar yazar kendisi çıkarmamış olmakla birlikte çalışmasının ortaya koyduğu verilerden bizler çok sayıda sonuç çıkarabiliriz. Örneğin, çocuklar, kendilerine yöneltilen “en çok hangi zaman aralığında oyun oynadıklarıyla” ilgili sorulara verdikleri cevapta, okul çıkışı ve hafta sonunu belirtmekteler. Buda gösteriyor ki artık okul bahçeleri önemini tümüyle yitirmiş bulunmaktadır.

Bu çalışmadan çıkarılacak bir başka sonuç, ilköğretim programlarının çocukların kendi kültürlerini ve kültürel bağlamlarını dikkate almasının gerekliliğidir. Yeni program değişikliği yapmış bir ülke olarak bu gerçeği ne kadar dikkate aldığımız ise başlı başına tartışılması gereken bir konu olarak karşımıza çıkıyor.

Not:Gazi Üniversitesi Alternatif Çocuk Gazetesi Sayı:1 ‘de yayınlandı


* 2 Ocak 2008

* Tülin Şener, Çocukların Kültürel Etkinlikleri, Sobil Yayınları, Kasım 2007, Ankara

Ziyaret Bilgileri
 
Aktif Ziyaretçi4
Bugün Toplam31
Toplam Ziyaret7728
 
Site Haritası
Döviz Bilgileri
 
Kur Alış Satış
Dolar 1.5110 1.5210
Euro 1.9210 1.9360
 
Hava Durumu

 
Saat
 
 
 
Web sağlayıcı: Yurdum Yazılım